drinkerdropper
/ 34
drinkerdropper
drinker[n]

içen kimse

drinking[n]

içme

drinking chocolate[n]

sıcak çikolata

drinking fountain[n]
drinking game[n]

içki oyunu

drinking glass[n]

içme bardağı,bardak

drinking straw[n]

içme kamışı,pipet

drinking water[n]

içme suyu

drip[v][n]

damlamak • yağmur suyunu akıtan çıkıntı

drip coffee[n]

filtre kahve

drip emitter[n]
drip feed[n][v]

sıvıların damla damla uygulanması • damla damla vermek,yavaş yavaş sağlamak

drip painting[n]

damlatma tekniği

drip-dry[v][adj]

suyunu sıkmadan asmak • ütü gerektirmeyen,kendiliğinden kuruyan

drippily[adv]

aşırı duygusal bir şekilde,fazla duygusal bir tarzda

drippings[n]

kızartılan etten damlayan yağ ve su

drive[v][n]

sürmek • itme,dürtü

drive a hard bargain[phrase]

sıkı pazarlık yapmak

drive a wedge[phrase]

aralarına nifak sokmak

drive around[v]

birini arabayla gezdirme,arabayla dolaştırmak

drive at[v]

ima etmek,kastetmek

drive away[v]

kovmak,uzaklaştırmak

drive crazy[phrase]

delirtmek

drive home[phrase]

öneminin anlaşılmasını sağlamak

drive in[v]
drive off[v]

arabayla uzaklaşmak,yola koyulmak

drive on[v]

sürüşe devam etmek,araba kullanmaya devam etmek

drive shaft[n]

aktarma mili,şaft

drive the porcelain bus[phrase]
drive to distraction[phrase]

birini çileden çıkarmak

drive up the wall[phrase]

birini çileden çıkarmak

drive wild[phrase]

çıldırmak

drive-by shooting[n]

hareket halindeki bir araçtan ateş açma,hareket halindeki bir araçla saldırı

drive-through[n]

arabaya servis

drive-time[adj]

yoğun trafik saati,trafiğin en yoğun olduğu saatler

drivel[n][v]

salya • salya akıtmak,ağızdan salya sızdırmak

driven[adj]

yönlendirilmiş,motivasyonlu

driver[n]

şoför

driver ant[n]

sürücü karınca

driver's licence[phrase]

ehliyet

driver's license[n]

ehliyet

driver's manual[n]

sürücü el kitabı,sürücü kılavuzu

driverless car[n]

şoförsüz araba

driveway[n]

evle cadde arasındaki yol

driving[n][adj]

araba kullanma • sürücü,itici

driving licence[n]

ehliyet

driving range[n]

golf antrenman sahası,driving range

driving school[n]

sürücü okulu

driving under the influence[phrase]

alkol ve madde etkisi altında araç kullanımı

driving whilst unfit[n]

uygunsuz durumda araç kullanma,yetersiz durumda sürüş

driving without insurance[n]

sigortasız araç kullanma,sigortasız sürüş

drizzle[n][v]

çiseleyen yağmur • yemeğin üzerine hafifçe dökmek (sıvıyı)

drizzling[adj]

çiseleyen

droll[adj]

gülünç

dromaius novaehollandiae[n]

Avustralya devekuşu,dromaius novaehollandiae

drome[n]

aerodrom,havaalanı

dromedary[n]

tek hörgüçlü deve

drone[n][v]

pilotsuz uçan araç • vızıldamak

drone music[n]

drone müzik

drone on[v]

monoton bir şekilde konuşmak,sıkıcı bir şekilde uzun uzun konuşmak

drongo[n]

drongo

drool[n][v]

salya,tükürük • salya akıtmak,ağız sulanmak

droop[v][n]

sarkmak,eğilmek • sarkma,düşme

drop[v][n]

düşürmek • damla,gözyaşı

drop a bombshell[phrase]

şok bir haber vermek

drop a dime on[phrase]

onu gizlice ispiyonlamak

drop a line[phrase]

kısa mesaj atmak

drop an email[phrase]
drop around[v]

uğramak,bir uğrayıvermek

drop back[v]

geri çekilmek,arkaya geçmek

drop by[v]

uğramak

drop cloth[n]

fon perdesi,arka plan perdesi

drop cookie[n]

damlama kurabiye

drop curtain[n]

asma sahne perdesi

drop dead[v]

ölmek,vefat etmek

drop goal[n]

drop gol,düşürme golü

drop in[v]

habersiz uğramak

drop like a bad habit[phrase]

hemen bırakmak

drop like a hot potato[phrase]

hemen başından savmak

drop like flies[phrase]

kitleler halinde ölmek

drop names[phrase]
drop off[v]

uyumak

drop out[v]

okulu bırakmak

drop shot[n]

drop vuruşu,yumuşak vuruş

drop teeth[phrase]

ağzı açık kalmak

drop the ball[phrase]
drop the pin[phrase]
drop waist skirt[n]

düşük bel eteği

drop zone[n]

bırakma bölgesi,atış bölgesi

drop-dead[adv]

ölümüne,bayıltacak kadar

drop-down menu[n]

açılır menü

drop-leaf table[n]

katlanabilir masa

drop-off[n]

düşüş,azalma

drophead coupe[n]

katlanabilir tavanlı coupe,açılır tavanlı lüks araba

dropkick[n][v]

drop vuruşu,drop tekme

droplet[n]

damlacık,küçük damla

dropout[n]

okuldan ayrılan kişi

dropped ceiling[n]

asma tavan

dropped egg[n]

poşe yumurta,haşlanmış yumurta

dropper[n]

damlalık,pipet

LanGeek
Uygulamayı İndir