doric orderdoublet
/ 34
doric orderdoublet
doric order[n]

dor düzeni

dorito body[n]

Dorito vücut,Üçgen vücut

dork[n]

bir garip,bir inek

dorm room[n]

yatakhane odası,koğuş odası

dormant[adj]

uykuda

dormer[n]

çatı penceresi

dormer window[n]

çatı penceresi

dormitory[n]

yatakhane,öğrenci yurdu

dormitory room[n]

yatakhane odası,koğuş odası

dormouse[n]

yediuyuklayan

dorsal consonant[n]

arka ünsüz

dorsal fin[n]

sırt yüzgeçi

dorsal venous arch[n]

dorsal venous arch

dorsally[adv]

sırt tarafında,dorsal olarak

dorset horn[n]

Dorset Horn koyunu

dorsum[n]

sırt

dorsum nasi[n]

burun uzunluğu

dory[n]

dülger balığı

dos and don'ts[phrase]

yapılması ve yapılmaması gerekenler

dosa[n]

dosa

dosage[n]

doz

dose[n][v]

doz • dozlamak,eklemek

dosh[n]

para,nakit

dot[n][v]

nokta • serpiştirmek,dağıtmak

dot plot[n]

nokta grafiği,nokta diyagramı

dot the i's and cross the t's[phrase]

her ayrıntıyı kontrol etmek

dotage[n]

ihtiyarlık,bunaklık

dotard[n]

moruk

dote[v]

şımartmak,üzerine titremek

doting[adj]

düşkün,aşırı seven

dots and boxes[phrase]

nokta oyunu

dotted[adj]

benekli

dotted bar line[n]

noktalı bölüm çizgisi

dotted note[n]

noktalı nota

dotted paper[n]

noktalı kağıt,nokta desenli kağıt

dotterel[n]

saf,kolay kandırılabilir kişi

double[n][v][adj][adv]

iki kat • ikiye katlamak • çift • iki katı

double back[v]

geri dönmek,izini geri takip etmek

double bar[n]

çift ölçü

double bass[n]

kontrbas

double bassoon[n]

kontrfagot,çift fagot

double bed[n]

çift kişilik yatak

double boiler[n]

çift kazanlı ısıtıcı

double bond[n]

çift bağ,ikili bağ

double check[n]

çift kontrol

double chin[n]

gıdı

double contact[n]

çift temas,temas çift

double cream[n]

krem peynir

double dagger[n]

baskıda referans veya dipnot belirten bir sembol

double date[n]

iki çiftli randevu

double disc court[n]

çift disk sahası,çift disk kortu

double double[n]

şekerli ve kremalı kahve

double down[v]

daha kararlı olmak,üzerine gitmek

double dribble[n]

çift dribling,kural ihlali dribling

double dutch[n]

çift hollanda,çapraz ip atlama

double entendre[n]

iki anlamlı söz

double fault[n]

çift hata,ikinci servis hatası

double feature[n]

çift özellik,çift maç

double flat[n]

çift bemol

double glazing[n]

çift cam

double heading[n]

çift baş çekme,iki lokomotifin önde kullanılması

double helix[n]

çift sarmal,ikili helis

double negative[n]

ikili olumsuz

double or quits[phrase]

ya çift ya hiç

double over[v]

iki büklüm olmak,eğilmek

double play[n]

çifte oyun,ikili oyun

double quotation mark[n]

çift tırnak işareti

double reverse spin[n]

ikili ters dönüş

double room[n]

çift kişilik oda

double saucepan[n]

birbirinin içine giren iki tencere

double sharp[n]

çift diyez

double shot[n]

çift vuruş,double shot

double take[n]

dönüp bir daha bakmak

double team[n]

çift markaj,ikili savunma

double time[n][adv]

çift zaman,çift ücret • çift zamanlı,hızlandırılmış olarak

double trouble[n]

çifte bela,iki kat sorun

double up[v]

paylaşmak,aynı alanı işgal etmek

double up as[v]

aynı zamanda ... olarak kullanılmak,ek işlev görmek

double whammy[n]

çifte darbe

double whole note[n]

çift tam nota

double-acting door[n]

iki yöne de açılan kapı

double-bagger[n]

çift torbalı,çift poşetli kadın

double-book[v]

çift rezerve etmek,iki kez rezerve etmek

double-breasted[adj]

çift sıra düğmeli,çift katlı

double-breasted jacket[n]

kruvaze ceket

double-breasted suit[n]

çift sıra düğmeli takım elbise,çift sıra düğmeli ceket

double-click[v]

çift tıklamak

double-clutching[n]

çift debriyaj,çift kavrama

double-cross[v][n]

kazık atmak • ihanet,aldatma

double-decker[n][adj]

çift katlı otobüs • iki katlı,çift katmanlı

double-edged[adj]

hem lehte hem aleyhte olan

double-edged sword[phrase]
double-end bag[n]

çift uçlu torba,çift uçlu top

double-fist[v]

iki alkollü içeceği aynı anda tutmak,iki alkollü içeceği aynı anda içmek

double-gaited[adj]

her iki cinsiyete de ilgi duyan,biseksüel

double-glazed[adj]

çift camlı

double-hand poker[n]

Çift El Pokeri

double-park[v]

çift sıra park etmek,yan yana park etmek

doubled[adj]

iki katına çıkmış,ikiye katlanmış

doublet[n]

doublet

LanGeek
Uygulamayı İndir