domesticatedoric frieze
/ 34
domesticatedoric frieze
domesticate[v]

evcilleştirmek

domesticated[adj]

evcil

domestication[n]

evcilleşme,ev yaşamına alışma

domesticity[n]

evcimenlik

domex[n]

Domex,Domex

domicile[n][v]

konut • ikamet etmek,yerleşmek

dominance[n]

dominans

dominant[adj][n]

egemen • baskın,baskın alel

dominantly[adv]

baskın bir şekilde, hakim bir şekilde

dominate[v]

hakim olmak,baskın çıkmak

dominating[adj]

baskın,otoriter

domination[n]

hakimiyet

domineer[v]

despotça hükmetmek

domineering[adj]

otoriter

dominican republic[n]

Dominik Cumhuriyeti

dominion[n]

hakimiyet,güç

domino[n]

domino

domino effect[n]

domino etkisi

domino toppling[n]

domino devirme

dominoes[n]

domino

dominos[n]

dominolar,domino oyunu

don[v][n]

giymek • İspanyol centilmen,İspanyol soylu

don juan[n]

bir Don Juan,bir baştan çıkarıcı

don't-know[n]

tarafsız kimse

donate[v]

bağışlamak

donation[n]

bağış

donburi[n]

donburi

done[adj]

bitmiş,tamamlanmış

done and dusted[phrase]

tamamen hallolmuş

done in[adj]

bitkin,tükenmiş

done thing[phrase]

usulden olan

donee[n]

bağış yapılan kimse

doner kebab[n]

döner kebap

donezo[adj]

bitmiş,tamamlanmış

dongle[n]

dongle

dongpo pork[n]

dongpo pork

donk[n]

iri kalçalar,belirgin popo

donkey[n]

eşek

donkey's years[phrase]

çok uzun zamandır

donkey’s years[phrase]
donner[v]

dövmek,pataklamak

donor[n]

bağışta bulunan kimse

donowall[v]

Bağışı görmezden gelmek,Bağışı engellemek

donut[n]

donut

donut chart[n]

halka grafik,simit grafiği

donut hole[n]

donat

doo-doo[n]

kaka,kuku

doodie up[v]

süslenmek,giyinip kuşanmak

doodle[v][n]

karalamak • karalama,amaçsız çizim

doodlebug[n]

böcek larvası,toprak solucanı

doofus[n]

aptal,saf

dook[v]

dışkılamak (İskoç),büyük tuvaletini yapmak (İskoç)

doom[v][n]

mahkum etmek • felaket,kader

doom and gloom[phrase]

karamsarlık havası

doom metal[n]

doom metal

doomed[adj][n]

ölüme mahkum • mahkumlar,lanetliler

doomer[n]

karamsar,kötümser kişi

doomscroll[v]

felaket kaydırması yapmak,kötümser kaydırma yapmak

doomsday[n]

kıyamet günü,felaket günü

door[n]

kapı

door chain[n]

kapı zinciri,güvenlik kapı zinciri

door frame[n]

kapı çerçevesi

door guard[n]

kapı bekçisi,kapıcı

door head[n]

kapı çerçevesinin üst kısmı

door key[n]

anahtar

door knocker[n]

kapı tokmağı

door lintel[n]

kapı lentosu

door louver[n]

kapı panjuru

door mullion[n]

kapı ayırma dikmesi

door panel[n]

kapı paneli

door stile[n]

kapı direği

door-to-door[adj]
doorbell[n]

kapı zili

doorhandle[n]

kapı kolu,kapı tokmağı

doorjamb[n]

kapı sövesi

doorkeeper[n]
doorknob[n]

kapı tokmağı

doorman[n]

kapı görevlisi

doormat[n]

kapı paspası

doorplate[n]

kapı isim plakası

doorpost[n]

kapı sövesi

doorsill[n]

kapı eşiği,eşik

doorstep[n]

kapı önü

doorstop[n]

kapı stoperi

doorway[n]

kapı aralığı

doozie[n]

dikkat çekici bir şey,müthiş bir şey

dop[v][n]

kalmak,geçememek • alkollü bir içecek,bir içki

dope[n][v][adj]

esrar,ot • uyuşturucu vermek,doping yapmak • harika,müthiş

dope sick[adj]

yoksunluk çeken,esrar yoksunluğu yaşayan

dopehead[n]

uyuşturucu bağımlısı,esrarkeş

dopester[n]

uyuşturucu satıcısı,eroin satıcısı

dopiaza[n]

dopiaza

doping[n]

doping

doppelganger[n]

ikiz,dublör

doppler effect[n]

Doppler etkisi,Doppler olayı

doppler ultrasound[n]

doppler ultrasonografisi

dorbeetle[n]

bok böceği

doric[n][adj]

dorik,dorik lehçesi • dor stiline ait

doric column[n]

dor sütunu

doric frieze[n]

dorik friz

LanGeek
Uygulamayı İndir