dubstepdungeons & dragons
/ 34
dubstepdungeons & dragons
dubstep[n]

dubstep

duchenne's muscular dystrophy[n]

duchenne kas distrofisi

duchess[n]

düşes

duck[n][v]

ördek • eğilmek,kafasını eğmek

duck egg[n]

ördek yumurtası,sıfır çekmek

duck-billed platypus[n]

ornitorenk

duck, duck, goose[n]

yağ satarım, bal satarım oyunu

duckface[n]

ördek yüzü,ördek suratı

duckling[n]

yavru ördek

duckpin bowling[n]

duckpin bowling

duct[n]

kanal

duct gland[n]

kanallı bez

duct tape[n]

koli bandı

ductile[adj]

eğilebilir

ducting[n]

kanal sistemi

dude[n]

birader

due[n][adj][adv]

hak edilen,alacak • vadesi dolmuş • doğrudan,tam olarak

due north[n]

tam kuzey,dosdoğru kuzey

due to[prep]

olması sebebiyle

duel[n][v]

düello • düello yapmak, düelloya girişmek

dueler[n]

düellocu

duelist[n]

düellocu,kılıç ustası

duet[n]

düet

duette[n]

düet

dufaycolor[n]

dufaycolor

duff[n]

ağır puding,buğulanmış puding

duffel[n]

duffel,kaba ağır yünlü kumaş

duffel bag[n]

seyahat çantası,valiz

duffel coat[n]

duffel ceket,duffel palto

duffer[n]

bir beceriksiz,bir acemi

duffle[n]

duffle,kaba yünlü kumaş

duffle bag[n]

eşya çantası

duffle coat[n]

yün ceket

dugite[n]

dugite

dugong[n]

dugong

dugout[n]

oyuncu kulübesi,dugout

duiker[n]

duiker

duke[n]

dük

duke blue[adj]

yeşilimsi mavi

duke it out[phrase]

kapışarak çözmek

dulcet[adj]

kulağa hoş gelen

dulcian[n]

dulsiana

dulcimer[n]

santur

dulcitone[n]

selesta

dull[adj][v]

donuk • solmak,parlaklığını kaybetmek

dull as dishwater[phrase]

ölümüne sıkıcı

dull as ditchwater[phrase]

çok sıkıcı

dullard[n]

bir aptal,bir ahmak

dullness[n]

ağırlık,duyarsızlık

dully[adv]

ağır ağır,cansızca

dulse[n]

dulse yosunu

duly[adv]

uygun bir şekilde,gerektiği gibi

dum-dum[n]

aptal,salak

dumb[adj][adv]

geri zekâlı • gerçekten,çok

dumb as a coal bucket[phrase]

çok aptal

dumb bunny[n]

saf salak

dumb down[v]

daha basit ve anlaşılır bir hale getirmek

dumb fucker[n]

salak,aptal

dumb show[n]

pandomim,sessiz gösteri

dumb up[v]

süslemek,güzelleştirmek

dumbass[n]

salak,aptal

dumbbell[n]

dambıl

dumbfound[v]

şaşkına çevirmek

dumbfounded[adj]

şaşkın,hayrete düşmüş

dumbfuck[n]

salak,aptal

dumbfuckery[n]

aşırı aptallık,salakça davranış

dumbnuts[n]

aptal,salak

dumbo[n]

aptal,ahmak

dumbshit[n]

aptal,salak

dumbstruck[adj]

şaşıp kalmış

dumbwaiter[n]

servis asansörü

dummy[n][v][adj]

manken • maket oluşturmak,prototip yapmak • sahte,taklit

dummy hand[n]

açık el

dummy pronoun[n]

boş zamir

dummy up[v]

susmak,çenesini kapamak

dummy verb[n]

boş fiil

dump[v][n]

çöpe atmak • depo,ambar

dump truck[n]

damper kamyon,dökücü kamyon

dumper[n]

damperli kamyon

dumpling[n]

etli hamur

dumpster dive[v]

çöp konteynerlerini karıştırmak,çöpte arama yapmak

dumpster fire[n]

tam bir felaket,tam bir başarısızlık

dumpy[adj]

kısa ve şişman

dumpy level[n]

sabit dürbünlü nivo aygıtı

dun[adj][n][v]

boz rengi • donuk kahverengimsi gri renkli at,mat kahverengimsi gri renkli beygir • tuzla tedavi etmek

dunce[n]

ahmak,geri zekalı

dunce cap[n]

ahmak şapkası

dunce's cap[n]

ahmak şapkası,tembel şapkası

duncebucket[n]

aptal,salak

dunderhead[n]

ahmak,budala

dune[n]

kumul,kum tepesi

dune bashing[n]
dune boarding[n]
dune buggy[n]

kum arabası,kumul aracı

dung[n][v]

gübre,tezek • dışkılamak,boklamak

dung beetle[n]

bok böceği

dungaree[n]

dungaree,dayanıklı pamuklu kumaş

dungeon[n]

kule

dungeon synth[n]

Zindan Senti

dungeons & dragons[phrase]

Zindanlar ve Ejderhalar

LanGeek
Uygulamayı İndir