dilettantedire
/ 34
dilettantedire
dilettante[n][adj]

amatör • amatör,hevesli

diligence[n]

çalışkanlık

diligent[adj]

gayretli

diligently[adv]

özenle,titizlikle

dill[n]

dereotu

dill pickle[n]

dereotu turşusu,dereotu ile yapılmış turşu

dill seed[n]

dereotu tohumu

dill weed[n]

dereotu,rezene otu

dillhole[n]

aptal,salak

dilute[v][adj]

seyreltmek,inceltmek • seyreltilmiş,zayıflatılmış

dilution[n]
dim[adj][v]

loş • karartmak,loşlaştırmak

dim bulb[n]

ahmak,aptal

dim gray[adj]

dim grisi

dim sum[n]

dim sum

dim-witted[adj]

beyinsiz

dime[n]

on sent

dime novel[n]

ucuz roman

dime piece[n]

mükemmel güzellik,ateş topu

dimeback[n]

dimeback,ekstra savunma oyuncusu

dimension[n][v]

boyut • boyutlandırmak,ölçülere göre ayarlamak

dimensional[adj]

boyutsal,boyutlarla ilgili

diminish[v]

azaltmak

diminished[adj]

azalmış,küçülmüş

diminishment[n]

azalma,küçültme

diminuendo[n][adj]

sesin gittikçe hafiflemesi • diminuendo

diminution[n]

azalma, küçültme

diminutive[adj][n]

minik • küçültme eki

dimly[adv]

belirsizce,bulanık bir şekilde

dimmer switch[n]

ışık ayarlayıcı anahtar

dimple[n][v]

gamze • gülerken gamze oluşturmak,gülümserken gamze yapmak

dimpled[adj]

gamzeli

dimwit[n]

aptal,ahmak

din[n][v]

gürültü • bellemek,aşılamak

dine[v]

akşam yemeği yemek

dine in[v]

evde yemek

dine out[v]

dışarda yemek yemek

diner[n]

küçük lokanta

dinero[n]

para,nakit

ding[n][v]
ding-a-ling[n]

bir aptal,bir sersem

ding-dong[n][adv][v]
ding-head[n]

aptal,ahmak

dingbat[n]

eksantrik,havalı

dinghy[n]

dingi

dingleberry[n]

bir beceriksiz,bir ahmak

dingo[n]

dingo

dingus[n]

aptal,ahmak

dingy[adj]

kirli

dining area[n]

yemek alanı,yemek odası

dining car[n]

restoran vagonu

dining chair[n]

yemek sandalyesi

dining compartment[n]

yemekli vagon,yemek kompartımanı

dining room[n]

yemek odası

dining table[n]

yemek masası

dinky[adj][n]

küçük,önemsiz • küçük lokomotif,minyatür lokomotif

dinky-di[adj]

dürüst,samimi

dinner[n]

akşam yemeği

dinner dress[n]

akşam kıyafeti,yemek elbisesi

dinner fork[n]

yemek çatalı

dinner gown[n]

akşam kıyafeti,yemek kıyafeti

dinner jacket[n]

smokin

dinner party[n]

yemekli davet

dinner plate[n]

ana yemek tabağı

dinner service[n]

yemek takımı

dinner set[n]

akşam yemeği takımı,yemek takımı

dinner table[n]

yemek masası

dinner theater[n]

akşam yemeği tiyatrosu

dinnerware[n]

yemek takımı

dinosaur[n]

dinazor

diode[n]

diyot

dionysus[n]

Dionisos

diorama[n]

diorama

dioxin[n]

dioksin,zararlı kimyasal bileşik içeren klor

dip[v][n]

daldırmak • sos

dip into[v]

göz atmak,şöyle bir bakmak

dip pen[n]

daldırma kalem,mürekkep hokkalı kalem

dip pen nib[n]

daldırma kalem ucu,mürekkep kalemi ucu

dip powder[n]

daldırma tozu,dip toz

dip toe in[phrase]

bir şey için kollarını sıvamak

dipass[n]

değersiz kişi,aşağılık

dipfuck[n]

salak,aptal

diphtheria[n]

difteri

diphthong[n]

ikili ünlü

diploma[n]

diploma

diplomacy[n]

diplomasi

diplomat[n]

diplomat

diplomatic[adj]

diplomatik

diplomatic corps[n]

diplomatik kurul,diplomatlar heyeti

diplomatic immunity[n]

diplomatik dokunulmazlık,diplomatik ayrıcalık

diplomatically[adv]

diplomatik olarak

diplomatist[n]

diplomat

dipole[n]

dipol,çift kutup

dipper[n]

derekuşu

dippy[adj]

aptal,saçma

dipshit[n]

aptal,salak

dipsomaniac[n]

dipsomani,kronik alkolik

dipstick[n]

yağ seviye çubuğu,yağ ölçme çubuğu

diptych[n]

iki kanatlı tablo

dire[adj]

umutsuz

LanGeek
Uygulamayı İndir