Ara
romper
01
kırmak, parçalamak
destruir o separar algo en partes con fuerza
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
rompo
3. tekil kişi
rompe
şimdiki zaman ortacı
rompiendo
basit geçmiş zaman
rompió
geçmiş zaman ortacı
roto
Örnekler
Rompí el vaso por accidente.
Kazara bardağı kırdım.
1.1
kırmak, kırılmak
partirse o dañarse una parte del cuerpo, típicamente un hueso, de manera que pierde su integridad
Örnekler
Se rompió la pierna esquiando en la montaña.
Dağda kayak yaparken bacağını kırdı.
02
eskimek, yıpratmak
deteriorar o destruir algo por el uso prolongado o intenso
Örnekler
Rompí los zapatos nuevos caminando mucho.
Çok yürüyerek yeni ayakkabıları kırmak.
03
ayrılmak
inalizar una relación sentimental o de amistad
Örnekler
Rompieron después de cinco años juntos.
Beş yıl birlikte olduktan sonra ayrıldılar.
04
ihlal etmek, çiğnemek
incumplir una regla, ley o norma
Örnekler
Rompió las reglas del juego.
Oyunun kurallarını çiğnedi.



























