fieldingfilm crew
/ 29
fieldingfilm crew
fielding[n]

saha,savunma oyunu

fields medal[n]

Fields Madalyası

fieldwork[n]

saha çalışması,geçici tahkimat

fiend[n]

şeytan,canavar

fiendish[adj]

şeytani,kötü niyetli

fiendishly[adv]

şeytanca,acımasızca

fierce[adj]

acımasız

fiercely[adv]

vahşice,şiddetle

fierily[adv]

ateşli bir şekilde,tutkuyla

fiery[adj]

ateşli,yanan

fiesta[n]
fifa world cup[n]

FIFA Dünya Kupası

fife[n]

fifre

fifteenth[det][n]

onbeşinci • on beşinci,on beşinci sıra

fifth[adj][n]

beşinci • beşte bir,bir ABD galonunun beşte biri kadar alkol

fifth avenue[n]

Beşinci Cadde,Elisler Caddesi

fifth column[n]

beşinci kolon,içeriden destekleyen grup

fifth estate[n]

asiller, din adamları, orta sınıf ve basın dışında kalan toplumsal grup

fifth position[n]

balede beşinci pozisyon

fifth wheel[n]

serbest tekerlek,dönüş mili yatağı

fiftieth[n]

ellinci,ellincilik

fifty percent[n]

yüzde elli

fifty-move rule[n]

elli hamle kuralı

fifty-yard line[n]

elli yarda çizgisi,saha ortası

fig[n]

incir

fig bar[n]

incirli bisküvi,incir dolgulu kurabiye

fig out[v]

süslenmek,şık giyinmek

fig roll[n]

incir dolgulu bisküvi

fig up[v]

süslenmek,şık giyinmek

fight[v][n]

kavga etmek • kavga

fight back[v]

karşı saldırıda bulunmak

fight city hall[phrase]
fight fire with fire[phrase]

aynı yöntemle karşılık vermek

fight for life[phrase]

yaşam savaşı vermek

fight like cat and dog[phrase]

kedi köpek gibi didişmek

fight like cats and dogs[phrase]

kedi köpek gibi kavga etmek

fight off[v]

defetmek

fight out[v]

tartışarak çözmek

fight own battles[phrase]

kendi başına mücadele etmek

fight shy of[phrase]

bulaşmaktan kaçınmak

fight the good fight[phrase]
fight-or-flight[n]

savaş ya da kaç tepkisi,savaş veya kaç yanıtı

fighter[n]

savaşçı,mücadeleci

fighter aircraft[n]

savaş uçağı,avcı uçağı

fighter jet[n]

savaş uçağı,avcı uçağı

fighter-bomber[n]

avcı bombardıman uçağı,avcı ve bombardıman uçağı

fighting[n][adj]

savaş • savaşan,muharebe halindeki

fighting fit[phrase]

turp gibi sağlıklı

fighting game[n]

dövüş oyunu

figment[n]

hayal

figment of imagination[phrase]

hayal ürünü

figurative[adj]

mecazlı

figurative language[n]

mecazi dil

figuratively[adv]

mecazi olarak,mecazi anlamda

figure[n][v]

diyagram • düşünmek

figure of speech[n]

söz sanatı

figure out[v]

halletmek

figure painting[n]

figüratif resim

figure skate[n][v]

figür pateni • buz pateni yapmak,artistik patinaj yapmak

figure skater[n]

buz patencisi,artistik patenci

figure skating[n]

artistik buz pateni

figure-hugging[adj]

dar

figurehead[n]

pruva figürü,gemi baş figürü

figurine[n]

heykelcik

filament[n]
filbert[n]

orman fındığı

filch[v]

yürütmek

file[n][v]

dosya • dilekçe vermek

file cabinet[n]

dosya dolabı

file manager[n]
file menu[n]

Dosya menüsü,dosya menüsü

file name[n]

dosya adı

filet[n][v]

kemiksiz et • fileto kesmek

filial[adj]

evlatlık

filibuster[n][v]

filibuster,yasama engelleme taktiği • işi uzatmak

filigree[n][v]

filigran,ince metal işçiliği • filigran işlemek,telkari yapmak

filing cabinet[n]

dosya dolabı

filipino[n][adj]

Filipinli • Filipinli

fill[v][n]

doldurmak • doyma,tokluk

fill in[v]

bilgilendirmek

fill light[n]

doldurma ışığı

fill out[v]

form doldurmak

fill shoes[phrase]

birinin yerini doldurmak

fill the bill[phrase]

ihtiyacı karşılamak

fill up[v]

doldurmak

fille[n]

kız

filled[adj]

dolu,tıka basa dolu

filled cookie[n]

dolgulu kurabiye

filled donut[n]

içi dolu donat

filler[n]

dolgu,puro dolgu tütünü

filler cap[n]

depo kapağı,doldurma kapağı

filling[n][adj]

doyurucu (gıda) • doyurucu

filling station[n]

benzin istasyonu

filly[n]

yavru kısrak

film[n][v]

film • filmini almak

film archive[n]

film arşivi,sinematek

film base[n]

film tabanı

film colorization[n]

film renklendirme

film company[n]

film şirketi

film crew[n]

film ekibi

LanGeek
Uygulamayı İndir