çoğunlukla
amacıyla,gayesiyle
kayıtlara geçsin
uğruna • öylesine
bininci kez
şimdilik
hiç becerememek
bir şeyin yokluğundan
bir faydası olur mu bilmem ama
tarifsiz
senin için sayfası,kişiselleştirilmiş akış
bilginize
yem,yiyecek arama • yiyecek aramak,foraj yapmak
arama (yiyecek vb)
foramen magnum
foramen of monro
baskın,ani saldırı • akın etmek
sabretmek
bir hak talebinin ertelenmesi
sabırlı,hoşgörülü
yasaklamak
yasaklı
yasak meyve
güç • mecbur etmek
kuvvet alanı,güç alanı
kuvvetli takip vuruşu,zorlamalı takip atışı
mecbur bırakmak
çıkarmak,zorla çıkarmak
zorunlu oyun,zorunlu hareket
karar vermeye zorlamak
zorunlu çıkış,zorlamalı out
forced arch hareketi
zorlanmış perspektif
güçlü,kuvvetli
güçlü bir şekilde,ikna edici bir şekilde
kuvvet,şiddet
forseps
zora dayanan
zorla,kuvvetle
nehirden yaya geçmek • sığ geçit,nehir geçişi
ön kenar
Ana Cadde,Büyük Sokak
kitabın ön kenarına yapılan resim
önkol • hazırlamak,silahlandırmak
ata,ecdad
önceden hissetmek
içine doğma • tehlikeli
forecar,ön koltuklu motosiklet
tahmin etmek • tahmin
üst güverte
forechecking,ofansif baskı
ipotekli malı sahibinin elinden almak
avlu
başarısız olacağı belli olmak
ata
işaret parmağı
ön ayak
en önemli konum
önce gelmek
baştan belli sonuç
ön plan • ön plana çıkarmak,önemli göstermek
forehand,ön vuruş • forehand,avuc içi vuruş
forehand vuruş,forehand drive
forehand tutuş,ön tutuş
forehand vuruşu,ön vuruş
forehand smash,ön vuruş smaç
alın
alın germe
yabancı
yabancı ülke,yabancı devlet
yabancı yayın hakları
yabancı
önbilgi
burun,çıkıntı
perçem
ustabaşı
önde gelen • öncelikle,her şeyden önce
ön ad,ilk ad
öğleden önce,sabah vakti
münazaraya ait
adli dilbilim
adli tıp
adli tıp
önceden karar vermek
alın yazısı
ön kısım,ön taraf
ön yelken
öngörmek
öngörülebilir,foreseeable
önceden belirtmek
sezdirme • önceden haber veren,işaret eden
suların çekildiği kıyı
öngörü
prepüs
orman • ağaçlandırmak,ormanlaştırmak