fluid dramfogger
/ 29
fluid dramfogger
fluid dram[n]

sıvı dram

fluid ounce[n]

sıvı ons

fluidity[n]

akışkanlık,sıvılık

fluidly[adv]

akıcı bir şekilde,rahatça

fluidounce[n]

sıvı ons,fluidons

fluke[n]

bir balinanin kuyruğunun iki lobundan biri,balina kuyruğu yüzgeci

flummery[n]

anlamsız törenler ve dalkavukluk,dalkavukluk ve anlamsız törenler

flummox[v]

afallatmak

flump[v]

yumuşak bir sesle bırakmak,boğuk bir sesle fırlatmak

flunk[n][v]

başarısız olma • sınavda kalmak

fluorescence[n]

floresans,ışıldama

fluorescence lifetime imaging[n]

flüorışıma ömürlü görüntüleme

fluorescent[adj][n]

floresan,ışıldayan • floresan lamba

fluorescent fixture[n]

floresan armatür,floresan lamba

fluorescent lamp[n]

floresan lamba,floresan tüp

fluorine[n]
fluoroscopy[n]

floroskopi

flurry[n][v]

telaş,koşuşturma • telaşla hareket etmek,karmaşık bir şekilde hareket etmek

flush[v][adv][n][adj]

kızarmak,al almak • tamamen,sağlam bir şekilde • allık,sağlıklı renk • aynı hizada,düz

flush cut saw[n]

düz kesim testeresi

flush door[n]

düz kapı

flush it[v]

geçememek,kalmak

flush out[v]

çıkarmak,kovalamak

flushed[adj]

yüzü kızarmış

fluster[v][n]

telaşlanmak • telaş,heyecan

flustered[adj]

telaşlı

flute[n][v]

flüt • oluk açmak,yiv açmak

flute around[v]

vakit öldürmek,oyalanmak

flute glass[n]

flüt bardak,uzun ince şarap bardağı

flute player[n]

flütçü,flüt çalan kişi

fluted[adj]

sarhoş,esrik

fluting[n]

kanelür

flutist[n]

flütçü

flutter[n][v]

hızlı kalp atışı • kanat çırpmak

flutter eyelashes[phrase]
flutter kick[n]

çırpma vuruşu,hızlı alternatif bacak hareketi

fluvial[adj]

ırmak ile ilgili

flux[n][v]

akış,debisi • karıştırmak

fluxus[n]

fluxus

fly[v][n][adj]

uçmak • sinek • havalı,şık

fly around[v]

düzensizce hareket etmek,karmakarışık davranmak

fly ash[n]

uçucu kül,yanma artıkları

fly at[v]

üzerine atlamak,şiddetle saldırmak

fly ball[n]

uçan top,yüksek top

fly blind[phrase]
fly fishing[n]

sinek balıkçılığı,yapay sinek ile balık avlama

fly gear[n]

gösterişli kıyafetler,dikkat çekici giysiler

fly high[v]

havalarda uçmak,yükselmek

fly in the face of[phrase]
fly in the ointment[phrase]

işin can sıkıcı yanı

fly in the teeth of[phrase]

tamamen ters düşmek

fly into[v]

-e kapılmak

fly off the handle[phrase]

birden parlamak

fly off the shelf[phrase]
fly on the wall[phrase]

fark edilmeden izleyen kişi

fly out of head[phrase]
fly the coop[v]

tüymek,kaçmak

fly-by-night[n][adj]

borcunu ödemeyen kimse • geçici,kısa ömürlü

fly-half[n]

açık oyuncu,fly-half

fly-on-the-wall[phrase]

çaktırmadan izleyen kimse

flyaway[adj]

düz saç

flycatcher[n]

sinekkapan

flyer[n]

el ilanı

flying[adj][n]

uçan,uçuş halinde • uçuş

flying boat[n]
flying buttress[n]

dayanma kemeri

flying disc[n]

uçan disk,frizbi

flying disc freestyle[n]

uçan disk serbest stil,serbest stil uçan disk

flying disc sport[n]

uçan disk sporu,frisbee sporu

flying fish[n]

uçan balık

flying fox[n]

pteropus

flying lizard[n]

draco

flying saucer[n]

uçan daire,uçan daire

flying spin[n]

uçan dönüş,havada dönüş

flying squirrel[n]

uçan sincap

flying start[n]

uçan başlangıç,hareket halinde başlama

flying trapeze[n]

uçan trapez

flyleaf[n]

kitabın başında ve sonundaki boş sayfa

flyover[n]

üst geçit

flyweight[n]

sinek sıklet,sinek sıklet boksör

foal[n][v]

tay • tay doğurmak

foam[n][v]

köpük • köpürmek

foam at the mouth[phrase]

öfkeden kudurmak

foam bath[n]

köpük banyosu

foam pad[n]

köpük ped,köpük yastık

foamy[adj]

köpüklü,köpük gibi

focaccia[n]

focaccia

focal[adj]

odaksal,lokalize

focal length[n]

odak uzaklığı

focus[n][v]

odaklanma • odaklanmak

focus mitt[n]

antrenman eldiveni,yastıklı hedef

focus on[v]

odaklanmak

focus puller[n]

kamera asistanı

focused[adj]

odaklanmış

fodder[n][v]

yem,hayvan yemi • yem vermek

foe[n]

düşman

fog[n][v]

sis • bulanıklaştırmak,belirsizleştirmek

fog lamp[n]

sis farı,sis lambası

fog up[v]

buğulanmak,sislenmek

fogger[n]

sisleme cihazı

LanGeek
Uygulamayı İndir