foggyfoolery
/ 29
foggyfoolery
foggy[adj]

sisli

foible[n]

özellik (bir kimseye özgü)

foie gras[n]

foie gras

foil[n][v]

folyo • işine çomak sokmak

foiled[adj]

engellenmiş,bozulmuş

foist[v]

sokuşturmak

fold[v][n]

katlamak • koyun ahırı

fold arms[phrase]
fold in[v]

yavaşça karıştırmak

fold up[v]

katlamak,bükmek

foldable[adj][n]

katlanabilir,büklümlü • katlanabilir,katlanır

foldaway[adj]

katlanabilir,açılır kapanır

folder[n]

dosya

folderol[n]

ıvır zıvır

folding[n][adj]

katlama,katlanma • katlanır

folding card table[n]

katlanabilir masif ahşap kart masası,katlanabilir masif ahşap masa

folding chair[n]

katlanabilir sandalye

folding panel mat[n]

katlanabilir panel mat,katlanabilir spor minderi

folding ruler[n]

katlanır cetvel,katlanır metre

folding stool[n]

katlanabilir tabure

folding table[n]

katlanır masa

foley[n]

foley

foliage[n]

yaprak

folic acid[n]

folik asit

folio[n]

büyük ebatlı kitap

folk[n][adj]

insanlar,halk • ["halk", "folklorik"]

folk ballad[n]

halk baladı

folk dance[n][v]

halk dansı • halk dansı yapmak,geleneksel dans etmek

folk etymology[n]

halk etimolojisi

folk metal[n]

folk metal

folk music[n]

halk müziği

folk punk[n]

folk punk

folk rock[n]

folk rock

folk song[n]

halk şarkısı

folklore[n]

folklor

folks[n]

ev halkı

folktale[n]

halk hikayesi

folktronica[n]

Elektro-Folk

folkways[n]

gelenekler,görenekler

follicle-stimulating hormone[n]

folikül-uyarıcı hormon

follow[v]

peşinden gitmek

follow a different path[phrase]

farklı bir yöntem izlemek

follow in footsteps[phrase]

birinin izinden gitmek

follow nose[phrase]

içgüdülerine güvenmek

follow suit[phrase]

aynısını yapmak

follow through[v]
follow up[v]

araştırmak

follow-on[n]

devam zorunluluğu,anında takip

follow-the-leader[n]

lideri takip et

follow-through[n]

uygulama,gerçekleştirme

follow-up[n]

takip,izlem

follower[n]

havari

following[pron][adj][n][prep]

aşağıdaki • takipçiler, taraftarlar • ardından

folly[n]

aptalca,dikkatsizlik

folx[n]

insanlar,kişiler

foment[v]

sıcak kompres uygulamak,fomente etmek (tıbbi anlamda)

fond[adj]

düşkün

fondant[n]

fondan

fondle[v]

okşamak

fondly[adv]

şefkatle,sevecenlikle

fondness[n]

düşkünlük, sevgi

fondu[n][adj]

fondü • eğilmiş (balede)

fondue[n]

fondü

fondue fork[n]

fondü çatalı

font[n]

vaftiz kurnası,vaftiz teknesi

food[n]

yemek

food additive[n]

gıda katkısı

food and drug administration[n]

Gıda ve İlaç İdaresi,Gıda ve İlaç Dairesi

food chain[n]

besin zinciri

food coloring[n]

gıda boyası

food court[n]

food court

food dehydrator[n]

yiyecek kurutma makinesi

food for thought[phrase]

düşünmeye değer bir şey

food group[n]

yemek grubu

food insecurity[n]

gıda güvensizliği,beslenme güvensizliği

food mile[n]

gıda mil

food poisoning[n]

gıda zehirlenmesi

food processor[n]

mutfak robotu

food pusher[n]

yiyecek itmecesi

food pyramid[n]

besin piramidi,besin zincirleri hiyerarşisi

food runner[n]

yemek servis elemanı

food scene[n]

yemek sahnesi,gastronomi sahnesi

food science[n]
food security[n]

gıda güvenliği,besin güvenliği

food shop[n]

gıda dükkanı,yiyecek mağazası

food stall[n]
food storage[n][adj]
food truck[n]

gıda kamyonu

food turner[n]

spatula,döndürme küreği

food vendor[n]
food-safety[adj][n]
foodie[n]

yiyecekler hakkında çok şey bilen kişi

foodstuff[n]

gıda maddeleri,yiyecek ürünleri

fool[n][v]

aptal,budala • kandırmak

fool around[v]

oyalanmak,şakalaşmak

fool's errand[phrase]

boş iş

fool's gold[phrase]
fool's mate[n]

aptal matı

fool's paradise[phrase]
foolery[n]

maskaralık

LanGeek
Uygulamayı İndir