forwardfrail
/ 29
forwardfrail
forward[adv][adj][v][n]

ileriye doğru • ileri • iletmek,yönlendirmek • forvet,hücum oyuncusu

forward lean[n]

öne eğilme,ileri eğilme

forward pass[n]

ileri pas,ileri oyun

forward planning[n]

ileri planlama,önceden hazırlık

forward-looking[adj]

ileri görüşlü,vizyoner

forward-moving[adj]

ileri hareket eden,ilerici

forward-thinking[adj]

ileri görüşlü,yenilikçi

forwarding address[n]

yönlendirme adresi

forwards[adv]

ileriye yönelik

fossa[n]

fossa

fossa cat[n]

fossa,Madagaskar'ın en büyük etçili

fosse[n]

hendek

fossil[n][adj]

fosil • fosil,fosile özgü

fossil fuel[n]

fosil yakıt

fossil oil[n]

fosil yağı,petrol

fossilization[n]

fosilleşme,katılaşma

foster[v][adj]

gelişmesine yardımcı olmak • evlat edinen,koruyucu aile

foster child[n]

koruyucu aile çocuğu,geçici bakım altındaki çocuk

foster parent[n]

üvey anne baba

fouette[n]

balede bir dönüş hareketi

fougasse[n]

fougasse ekmeği

foul[v][adj][n]

faul,faul yapmak • iğrenç,kötü kokulu • faul (spor)

foul ball[n]

faul topu,hatalı vuruş

foul nest[phrase]

kendi itibarına zarar vermek

foul play[n]

hainlik

foul up[v]

berbat etmek,hataya neden olmak

foul-smelling[adj]

kötü kokulu,pis kokulu

foul-up[n]

hata,pot kırma

fouling[n]
found[v][n][adj]

tesis etmek • yiyecek ve barınma,tam pansiyon • bulunmuş,keşfedilmiş

found footage[n]

buluntu film

found on[v]

dayalı,kurulu

found poetry[n]

buluntu şiir

foundation[n]

temel

foundation course[n]

temel kurs,hazırlık programı

foundation school[n]

vakıf okulu,temel okul

foundational[adj]

temel,esas

foundationally[adv]

temel olarak,esas itibarıyla

founder[n][v]

kurucu • başarısız olmak

founding[n][adj]

kuruluş,kurma

founding father[n]
foundry[n]

dökümhane,metal döküm atölyesi

fountain[n]

fıskiye

fountain of youth[n]

Bengi su

fountain pen[n]

dolma kalem

four[n]

dört,dörtlü

four coin matrix[n]

dört madeni para matrisi

four continents figure skating championships[n]

Dört Kıta Artistik Patinaj Şampiyonası

four eyes[n]

dört göz,gözlüklü

four flush[n]

dört renk

four square[n]

dört köşe oyunu

four walls[n]

dört duvar

four-by-four[n]

dört çeker,4x4

four-color deck[n]

dört renkli desteler

four-eyes[n]

dört göz,gözlüklü

four-footed[adj]

dört ayaklı,dört bacaklı

four-in-hand[n]
four-player chess[n]

dörtlü satranç

four-poster bed[n]

dört direkli yatak

four-way stop[n]

dört yönlü dur,dört yönlü durma kavşağı

four-wheel drive[n]

dört tekerlekten çekiş,dört çeker

four-wheeler[n]

dört tekerlekli araç,dört tekerlekli taksi

fourscore[n][adj]

seksen,dört yirmilik • seksen,dört yirmi

foursome[n]

dörtlü

foursquare[n][adv][adj]

kare,düzgün dörtgen • kararlılıkla, inançla • sağlam,sarsılmaz

fourteenth[det][n]

ondördüncü • ondördüncü,ondördüncü sıra

fourth[adj][adv][n]

dördüncü • dördüncü • dördüncü,dördüncü olan

fourth estate[n]

fourth estate

fourth of july[n]

dördüncü temmuz

fourth position[n]

balede dördüncü pozisyon

fourth umpire[n]

dördüncü hakem,ek hakem

fourth ventricle[n]

dördüncü ventrikül

fourth wall[n]

dördüncü duvar

fourth-year[adj]

dördüncü yıl

fourthly[adv]

dördüncü olarak,dördüncü sırada

fovea[n]

göz çukuru

fowl[n][v]

kümes hayvanı • ormanda kümes hayvanları avlamak,ormanda kuş avlamak

fowl pest[n]

tavuk vebası

fox[n][v]

tilki • lekelemek,renk atmak

fox terrier[n]

Foksteriyer

foxhound[n]

Tilki tazısı

foxily[adv]

kurnazca,hileli bir şekilde

foxtrot[n][v]

fokstrot dansı • foxtrot yapmak

foxy[adj]

seksi

foyer[n]

fuaye

fracas[n]

gürültü patırtı

fracking[n]

hidrolik kırılma,fracking

fraction[n][v]

kesir • bölmek,parçalara ayırmak

fractious[adj]

kararsız,aksak

fracture[v][n]

ihlal etmek • kırık,çatlak

fractured[adj]

kırık,çatlak

frag[v]

öldürmek

fragile[adj]

çabuk kırılan

fragile x syndrome[n]

kırılgan X sendromu,kırılgan X kromozomu sendromu

fragment[n][v]

parça,kırık parça • parçalanmak,küçük parçalara ayrılmak

fragmented[adj]

parçalanmış,bölünmüş

fragrance[n]

parfüm

fragrant[adj]

hoş kokulu,güzel kokulu

fragrant bedstraw[n]

kokulu yoğurt otu,hoş kokulu asperula

frail[adj][n]

güçsüz • hafif sepet,hafif file

LanGeek
Uygulamayı İndir