foolhardyfor the moment
/ 29
foolhardyfor the moment
foolhardy[adj]

delidolu

foolish[adj]

akılsız

foolishly[adv]

aptalca,akılsızca

foolproof[adj][v]

kusursuz • hatasız hale getirmek,yanılmaz yapmak

foosball[n]

langırt

foot[n][v]

ayak • ödemek,karşılamak

foot bath[n]

ayak banyosu

foot fault[n]

ayak hatası,hatalı ayak

foot file[n]

ayak törpüsü,ayak dosyası

foot in the door[phrase]

içeri girmek için fırsat

foot lever[n]

ayak kolu,pedal kolu

foot pedal[n]

pedal,ayak pedalı

foot per second[n]

saniyede foot

foot soldier[n]

piyade askeri,yaya asker

foot spa[n]

ayak jakuzisi

foot the bill[phrase]

masrafı üstlenmek

foot traffic[n]

yaya trafiği

foot-and-mouth disease[n]

şap (hastalık)

footage[n]

ham görüntü

football[n]

futbol

football club[n]

futbol kulübü,futbol çevresi

football fan[n]

futbol severler

football field[n]

futbol sahası

football game[n]

futbol

football helmet[n]

futbol kaskı,futbolcular için koruyucu kask

football hooligan[n]

futbol holiganı,şiddet yanlısı taraftar

football hooliganism[n]

futbol holiganlığı,futbol taraftar şiddeti

football league[n]

futbol ligi,futbol şampiyonası

football player[n]

futbolcu

football scarf[n]

futbol atkısı

football stadium[n]

futbol stadyumu

football team[n]

futbol takımı

footballer[n]

futbolcu

footbed[n]

tabanlık,iç taban

footboard[n]

yatak ayak ucu tahtası

footbridge[n]

üst geçit

footer[n][v]

sayfa altlığı,altbilgi • oyalanmak,vakit öldürmek

footfall[n]
foothill[n]

yamaç,dağ eteği

foothold[n]

sağlam yer

footing[n]

statü,konum

footlight[n]

sahne önündeki ışıklar

footloose[adj]

başıboş,serbest

footloose and fancy-free[phrase]

özgür ve bağımsız

footman[n]

uşak,hizmetçi

footnote[n][v]

dipnot • dipnot eklemek,açıklayıcı not düşmek

footpath[n]

patika,yaya yolu

footprint[n]
footstall[n]

destek

footstool[n]

ayaklık

footstrike[n]

ayak teması,ayak vuruşu

footwear[n]

ayakkabı

footwork[n]

ayak hareketleri,ayak oyunu

footy[n]

bebek patiği

foppish[adj]

züppe

for[prep][conj]

için • çünkü, zira

for a change[phrase]
for a living[phrase]
for a song[phrase]

yok pahasına

for a start[phrase]

başlangıç için

for a time[adv]

bir süreliğine,geçici olarak

for a while[phrase]

kısa süreliğine

for all i care[phrase]

bana ne

for all intents and purposes[phrase]

fiilen

for all that[phrase]
for all to see[phrase]

herkesin gözü önünde

for better or worse[phrase]
for certain[adv]

kesinlikle,hiç şüphesiz

for christ's sake[interj]

Allah aşkına

for company[phrase]

yalnız kalmamak için

for dear life[phrase]

can havliyle

for england[phrase]

acayip çok

for example[phrase]

örneğin

for free[adv]

bedavadan

for fun[phrase]

şakadan

for good[phrase]

sonsuza dek

for good measure[phrase]
for instance[adv]

örneğin

for keeps[phrase]
for kicks[phrase]

sırf eğlence olsun diye

for lack of[prep]

yetersizliğinden dolayı,eksikliğinden ötürü

for life[adv]

ömür boyu,hayat boyu

for liking[phrase]

birinin beğenisine göre

for long[adv]

uzun süre,uzun bir süre için

for love or money[phrase]

hiçbir şekilde

for my money[phrase]

bana kalırsa

for now[phrase]

şimdilik

for one[phrase]
for one thing[adv]

önce

for part[phrase]
for sale[phrase]

satılık

for some reason[adv]

bir sebeple,nedense

for starters[phrase]

öncelikle

for sure[adv][adj]

şüphesiz,kesinlikle • kesin,şüphesiz

for that matter[adv]

böylelikle

for the best[phrase]

hayırlısı

for the birds[phrase]

beş para etmez

for the hell of it[phrase]

öylesine

for the life of[phrase]

ne kadar uğraşsa da

for the moment[adv]

şimdilik

LanGeek
Uygulamayı İndir