ffade out
/ 29
ffade out
f[n]

fa notası

f clef[n]

Fa anahtarı

f-clamp[n]

mengene

f-number[n]

f değeri

f1 grand prix[n]

F1 Grand Prix,Formula 1 Yarışı

fable[n]

masal

fabled[adj]

efsanevi

fabric[n]

kumaş

fabric softener[n]

çamaşır yumuşatıcısı

fabricate[v]

uydurmak

fabrication[n]

üretim

fabry disease[n]

Fabry hastalığı

fabulous[adj]

müthiş

fabulously[adv]

muhteşem bir şekilde,harika bir şekilde

facade[n]

bir binanın ön cephesi

face[n][v]

yüz • yüzleşmek, başa çıkmak

face card[n]

papaz, kız, vale gibi üzerinde insan resmi olan oyun kartları

face cloth[n]

yüz havlusu,banyo bezi

face covering[n]

yüz maskesi

face cream[n]

yüz kremi

face like a bulldog chewing a wasp[phrase]

somurtkan yüz

face like thunder[phrase]

suratı asık

face mask[n]

yüz kaplama maskesi

face mist[n]

yüz spreyi,yüz buğusu

face off[v]

yüzleşmek

face only a mother could love[phrase]

çok çirkin yüz

face pack[n]

yüz maskesi,yüz paketi

face peel[n]

yüz peelingi

face powder[n]

yüz pudrası

face recognition[n]
face serum[n]

yüz serumu

face shield[n]

yüz koruyucusu

face spray[n]

yüz spreyi,cilt bakım spreyi

face that would stop a clock[phrase]

çirkin yüz

face the fact[phrase]

gerçekle yüzleşmek

face the music[phrase]

sonuçlarına katlanmak

face towel[n]

yüz havlusu,el havlusu

face up to[v]

cesaretle karşılamak

face value[n]

görünür değer

face-off[n]

yüzleşme,başlama vuruşu

face-threatening act[n]

yüz tehdit edici davranış

face-to-face[phrase]

sorunla yüz yüze

facebook[n]

facebook

facebook official[adj]

Facebook resmi,Facebook'ta resmi ilişki

facecam[n]

yüz kamerası,yüz kamerasi

faced[adj]

kafayı bulmuş,sarhoş

facepalm[v]

yüzüne elini koymak,facepalm

facet[n]

yön,faset

faceted glass[n]

fasetli cam bardak

facetious[adj]

yerli yersiz espri yapan

facetiously[adv]

şakacı bir şekilde,alaycı bir tavırla

facial[n][adj]

yüz bakımı • yüze ait

facial cleansing brush[n]

yüz temizleme fırçası

facial expression[n]

yüz ifadesi

facial hair[n]

sakal

facial implant[n]

yüz implantı

facial nerve[n]

fasiyal sinir

facial rejuvenation[n]

yüz gençleştirme

facial scrub[n]

yüz peelingi,yüz scrubu

facial spray[n]

yüz spreyi,yüz buğusu

facially[adv]

yüz ifadesiyle, yüzle ilgili olarak

facile[adj]

kolay

facilitate[v]

kolaylaştırmak

facilitated[adj]

kolaylaştırılmış,düzenlenmiş

facilitator[n]

kolaylaştırıcı,yönlendirici

facility[n]

tesis

facing[n]

yaka,kenar şeridi

facioscapulohumeral muscular dystrophy[n]

fasiyoskapulohumeral kas distrofisi,Landouzy-Dejerine kas distrofisi

facsimile[n][v]

faksimile,tıpatıp kopya • faks göndermek

facsimile machine[n]

faks makinesi,telefoto

fact[n]

gerçek

fact-check[v]

bilgiyi teyit etmek

fact-checker[n]

gerçekleri doğrulayıcı editör

fact-checking[n]

hikayeyi doğrulama

faction[n]

hizip

factious[adj]

münafık

factitious[adj]

yapmacık

factor[n][v]

etmen • çarpanlarına ayırmak,faktörlemek

factor in[v]

dikkate almak,göz önünde bulundurmak

factorial[n][adj]

faktöriyel,çarpan • faktöriyel,çarpanlara ayırma

factory[n]

fabrika

factory farm[n]

fabrika çiftliği,endüstriyel çiftlik

factory farming[n]

fabrika çiftçiliği,endüstriyel çiftçilik

factory ship[n]
factory store[n]
factory worker[n]

fabrika işçisi

factotum[n]

factotum,her işi yapan kişi

facts and figures[phrase]

somut bilgiler

factual[adj]

gerçekçi

factuality[n]

gerçeklik,doğruluk

faculty[n]

duyu

faculty lounge[n]

öğretmenler odası,fakülte dinlenme salonu

fad[n]

geçici merak

fad diet[n]

moda diyet

faddiness[n]

maymun iştahlılık

faddy[adj]

moda,geçici

fade[v][n]

solmak,rengi atmak • solma,kararma

fade away[v]

rengi atmak

fade in[v]

yavaşça belirmek,açılış geçişi

fade out[v]

yavaş yavaş kaybolmak,yoğunluğunu yitirmek

LanGeek
Uygulamayı İndir