fraillyfreeloader
/ 29
fraillyfreeloader
frailly[adv]

narin bir şekilde,zayıf bir şekilde

frailty[n]

ahlaki zaaf

frame[n][v]

çerçeve • çerçevelemek

frame in[v]

çerçevelemek,etrafını çevirmek

frame of mind[phrase]

ruh hâli

frame semantics[n]

çerçeve anlambilimi

frame story[n]

çerçeve anlatı

frames per second[n]

saniyedeki kare sayısı

framework[n]

çerçeve,yapı

framing[n]

çerçeveleme

framing hammer[n]

çerçeveleme çekiçi

framing nail[n]

çerçeveleme çivisi

franc[n]
france[n]

Fransa

franchise[n][v]

imtiyaz,franchise • franchise vermek,bayilik vermek

frank[adj][n][v]

dürüst • Frank,Frenk • muaf tutmak,geçiş izni vermek

frankenfood[n]

genetiği değiştirilmiş gıda

frankfurt[n]

Frankfurt,Frankfurt am Main

frankfurter[n]

baharatlı alman sosisi

frankincense[n]

akgünlük

frankly[adv]

açıkça

frantic[adj]

aşırı heyecanlanmış

frantically[adv]

çılgınca,umutsuzca

frappe[n]

frape

frappuccino[n]

frappuccino

fratercula[n]

puffin,deniz papağanı

fratercula arctica[n]

kuzey Atlantik puffini,yaygın puffin

fratercula corniculata[n]

fratercula corniculata,Kuzey Pasifik deniz papağanı

fraternal[adj]

kardeş (ikizler için, iki ayrı döllenmiş yumurtadan türeyen),dizigotik (iki ayrı döllenmiş yumurtadan türeyen ikizler için)

fraternity[n]

kardeşlik,meslek birliği

fraternize[v]

kaynaşmak,dostluk kurmak

fraud[n]

dolandırıcılık

fraudster[n]

dolandırıcı

fraudulence[n]

sahtekârlık

fraudulent[adj]

dolandırıcı

fraudulently[adv]

dolandırıcılıkla,sahtekârca

fraught[adj]

dolu

fray[n][v]

gürültülü kavga • aşındırmak

fray at the edges[phrase]

başarısız olmaya başlamak

frayed[adj]

yıpranmış,aşınmış

frayed cord[n]

yıpranmış kablo,açılmış kablo

frazzled[adj]

bitkin düşmüş

freak[n][v]

ucube • korkudan çıldırmak,paniklemek

freak folk[n]

tuhaflıkla dolu folk müziği

freak out[n][v]

vahşi bir halüsinasyon,halüsinojenik bir sanrı • panik yapmak,çıldırmak

freakish[adj]

garip,anormal

freakishly[adv]

tuhaf bir şekilde, öngörülemez bir şekilde

freaky[adj]

ürkütücü,tuhaf

freckle[n][v]

çil • çillerle işaretlemek,çillerle süslemek

freckled[adj]

çilli

free[adj][v][adv]

ücretsiz • serbest bırakmak • özgürce,kısıtlama olmadan

free as a bird[phrase]

kuşlar kadar özgür

free ball[n]

serbest top,özgür top

free choice[n]

seçme hakkına sahip olma

free dance[n]

serbest dans

free entry[n]

ücretsiz giriş

free fall[n]

serbest düşüş,ani düşüş

free funk[n]

özgür funk

free hand[n]

serbest hareket alanı

free jazz[n]

serbest caz

free kick[n]

serbest vuruş,ceza vuruşu

free lunch[n]

sözde ücretsiz ama gizli maliyetli

free market[n]

serbest piyasa

free morpheme[n]

bağımsız biçimbirim

free of charge[adv]

ücretsiz,bedava

free period[n]

boş zaman

free press[n]

özgür basın

free rein[n]

serbestlik

free ride[n]

katkı sunmadan faydalanmak

free safety[n]

serbest güvenlik,serbek savunma oyuncusu

free school[n]

özgür okul,bağımsız okul

free shipping[n]
free skating[n]

serbest patinaj,serbest program

free solo climbing[n]

serbest solo tırmanış,tek başına serbest tırmanış

free spirit[n]

özgür ruh

free throw[n]

serbest atış,faul atışı

free time[n]

boş vakit

free trade[n]

serbest ticaret

free up[v]

serbest bırakmak,kullanıma sunmak

free variation[n]

bağımsız değişim

free verse[n]

serbest şiir

free weight[n]

serbest ağırlık,dambıl

free will[n]

özgür irade

free-for-all[n]

mahalle kavgası

free-range[adj]

doğal koşullarda beslenen

free-roaming[adj]
free-spirited[adj]

özgür ruhlu,başına buyruk

free-spoken[adj]

açık sözlü,çekinmeden konuşan

free-to-air[adj]

ücretsiz yayın

freebie[n]

promosyon hediyesi,ücretsiz ürün

freecell[n]

FreeCell (oyun)

freedom[n]

özgürlük

freedom of speech[n]

konuşma özgürlüğü

freefall technique[n]

serbest düşüş tekniği

freehand brush work[n]

serbest fırça çalışması

freehanded[adj]

cömert,eli açık

freehold[n][adj][adv]

mülkiyet hakkı • mülkiyet hakkına ait • tam mülkiyetle,mülk sahibi olarak

freelance[n][v][adj][adv]

bağımsız yazar • serbest çalışmak,freelance yapmak • serbest (iş) • serbest çalışan olarak,bağımsız bir şekilde

freelancer[n]

serbest çalışan

freeloader[n]

beleşçi

LanGeek
Uygulamayı İndir