fall out with bread and butterfangirl
/ 29
fall out with bread and butterfangirl
fall out with bread and butter[phrase]

ekmek kapısıyla ters düşmek

fall over[v]

düşmek

fall over backward[phrase]

memnun etmek için kendini paralamak

fall short of[phrase]

umduğu gibi çıkmamak

fall through[v]

başarısızlığa uğramak

fall through the cracks[phrase]

tamamen gözden kaçmak

fall to pieces[phrase]

eskimekten dökülmek

fall under[v]

altında sınıflandırılmak,kapsamına girmek

fall upon[v]

rastlantıyla karşılaşmak,beklenmedik bir şekilde bulmak

fallacious[adj]

yanıltıcı

fallacy[n]

safsata

fallboard[n]

düşüklük tahtası

fallibility[n]

yanılabilirlik,hataya açık olma

fallible[adj]

yanılabilir

falling[adj]

düşük

falling out[n]

ayrılık (kişisel veya sosyal)

fallopian tube[n]

fallop tüpleri

fallout[n]

serpinti,nükleer serpinti

fallow[adj][n]

nadasa bırakılmış • nadas,nadas arazisi

fallow deer[n]

dama

falls[n]

şelaleler

false[adj][adv]

yanlış • yalancıktan,aldatıcı bir şekilde

false door[n]

sahte kapı

false etymology[n]

yanlış etimoloji

false friend[n]

aynı gibi görünen ancak farklı anlamları olan ayrı dillerdeki iki kelime

false friends are worse than open enemies[sentence]

iki yüzlü dostlar açıkça düşman olanlardan daha kötüdür

false hair[n]

saç ekme,peruk

false move[n]

yanlış hamle

false saffron[n]

aspir,yalancı safran

false start[n]

başarısız başlangıç

false teeth[n]

takma diş

false vampire[n]

megadermatidae

falsehood[n]

sahtecilik yapma

falsely[adv]

yanlış bir şekilde,haksız yere

falsetto[n][adj]

tiz sesli erkek sanatçı • falsetto,yapay tiz

falsification[n]
falsify[v]

tahrif etmek,çarpıtmak

falter[v][n]

tereddüt etmek • tereddüt,duraksama

fam[n]

aile,yakınlar

fame[n]

şöhret

famed[adj]

ünlü, tanınmış

familial[adj]

ailevi,aile ile ilgili

familiar[adj][n]

tanıdık • tanıdık,cin

familiar spirit[n]

tanıdık ruh,aşina cin

familiarity[n]

bilgi,aşinalık

familiarize[v]

aşina etmek,tanıtmak

family[n]

aile

family court[n]

aile mahkemesi

family doctor[n]

aile doktoru

family elephantidae[n]

fil elephantidae,filler ailesi

family laniidae[n]

Laniidae familyası,Laniidae

family life[n]

aile hayatı,aile yaşamı

family man[n]

aile babası,aile adamı

family meal[n]

aile yemeği

family medicine[n]

aile hekimliği

family member[n]

aile üyesi

family motacillidae[n]

motacillidae,incirkuşları ve kuyruksallayanlar

family name[n]

soyadı

family phoenicopteridae[n]

phoenicopteridae ailesi,flamingolar

family relationship[n]

aile ilişkisi,akrabalık bağı

family room[n]

oturma odası

family saga[n]

aile draması

family style restaurant[n]

aile restoranı

family therapy[n]

aile terapisi

family tree[n]

soyağacı

family unit[n]

aile birimi,aile hücresi

family-oriented[adj]

aile odaklı

famine[n]

kıtlık

famish[v]

aç olmak

famished[adj]

çok aç

famishment[n]

açlık,açlıktan ölme

famous[adj]

ünlü

famous last words[phrase]

onu bir göreceğiz

famously[adv]

tanınmış bir şekilde

fan[n][v]

taraftar • vurmak,straykla savuşturmak

fan belt[n]

fan kayışı,aksesuar kayışı

fan brush[n]

fan fırça

fan kick[n]

yelpaze ayak hareketi

fan service[n]

hayran hizmeti,hayranlara özel içerik

fan spiral[n]

fan spiral,yelpaze spiral

fan the flames[phrase]

yangına körükle gitmek

fan tracery[n]

yelpaze şeklinde kemer süsü

fan vault[n]

yelpaze tonoz

fanatic[n][adj]

fanatik • fanatik,aşırı

fanatical[adj]

bağnaz

fanatically[adv]

fanatik bir şekilde, tutkuyla

fanaticism[n]

fanatizm

fanbase[n]

hayran kitlesi,taraftar topluluğu

fanciful[adj]

fantezili,süslü

fancify[v]

süslemek,güzelleştirmek

fancy[v][phrase][adj][n]

hayal etmek • düşünmek • şaşaalı • hayal gücü,fantezi

fancy dress[n]

kostüm,fantezi kıyafet

fancy up[v]

süslenmek,şık giyinmek

fancy-dress[adj]

kostümlü,kıyafetli

fancywork[n]

dekoratif nakış,süsleme işi

fandango[n][adj]

fandango dansı • eflatun pembesi

fanfare[n]

gösteriş,tantana

fang[n]

uzun sivri diş

fang it[phrase]
fangirl[n]

kız hayran

LanGeek
Uygulamayı İndir