fashionablyfawn
/ 29
fashionablyfawn
fashionably[adv]

modaya uygun bir şekilde

fasho[adv]

kesinlikle,tabii

fast[adj][adv][n][v]

hızlı • hızlı • oruç,yiyeceklerden uzak durma • oruç tutmak

fast and furious[phrase]

hızlı ve yoğun şekilde

fast asleep[adj]

derin uykuda olmak

fast break[n]

hızlı hücum,seri atak

fast casual restaurant[n]

hızlı günlük yemek restoranı

fast chess[n]

hızlı satranç

fast cutting[n]

hızlı montaj

fast fashion[n]

hızlı moda

fast food[n]

fast food

fast forward[v]

hızlı oynatmak

fast lane[n]

hızlı şerit,sol şerit

fast talker[n]

laf cambazı

fast track[n]

kestirme yol

fast-food restaurant[n]

fast food restoranı

fast-forward[n]

hızlı oynatma

fast-moving[adj]

hızlı hareket eden

fast-paced[adj]

hızla yapılan (iletişim vb)

fast-track[adj]

hızlı yöntem

fastback[n]

fastback,fastback tasarım

fastball[n]

hızlı top,fastball

fasten[v]

bağlamak

fastener[n]

kopça

fastest[adv]

en hızlı

fastidious[adj]

zorbeğenir

fastidiously[adv]

titizlikle, özenle

fastidiousness[n]

titizlik

fasting[n]

oruç,yiyeceklerden uzak durma

fastness[n]

kale,hisar

fat[adj][n][v]

şişman • yağ • şişmanlatmak,semirtmek

fat boy[n]

biberli et sosu ile yapılmış hamburger

fat cat[n]

zengin ve nüfuzlu kişi

fat chance[n]

hiç şansı yok

fat farm[n]

kilo verme merkezi

fat hen[n]

kazayağı

fat lip[n]

şişmiş dudak,şiş dudak

fat over lean[phrase]

yağlıdan zayıfa

fat pants[n]

rahat pantolon,bayram pantolonu

fat sandwich[n]

dev sandviç,dolu sandviç

fat tuesday[n]

Şişman Salı,Karnaval

fat-free[adj]

yağ içermeyen

fatal[adj]

ölümcül

fatalism[n]

kadercilik,fatalizm

fatalist[n][adj]

yazgıcı • kadercilikle ilgili,fatalist

fatality[n]

ölümcüllük,fatalite

fatally[adv]

ölümcül biçimde

fatass[n]

şişko,tombik

fatback[n]

domuzun üst yan kısmından alınan, genellikle marine edilip kurutulmuş yağ şeridi

fatberg[n]

yağ atığı topu

fate[n][v]

kader • önceden belirlemek,kaderini tayin etmek

fateful[adj]

önemli,kader

fatface[n]

şişman yüz,tombul yüz

fatfuck[n]

iğrenç şişko,pis obez

fathead[n]

ahmak,aptal

father[n][v]

baba • dünyaya getirmek,üretmek

father christmas[n]

Noel Baba,Santa Claus

father figure[n]

baba figürü,paternal model

father-in-law[n]

kayınpeder

father's day[n]

babalar günü

fatherfucker[n]

orospu çocuğu,piç

fatherhood[n]

babalık

fatherland[n]

vatan,ana vatan

fathom[v][n]

kavramak • kulaç,fathom

fatigue[n][v]

bitkinlik • yorulmak,bitkin düşürmek

fatigued[adj]

çok yorulmuş

fatso[n]

şişko

fattening[adj]

şişmanlatan

fattoush[n]

fettuş salatası

fatty[adj][n]

yağlı • tombul

fatty acid[n]

yağ asidi

fatty liver[n]

yağlı karaciğer,hepatik steatoz

fatuous[adj]

aptal

fatwa[n]

fetva

faucet[n]

musluk

faucet seat wrench[n]

musluk koltuk anahtarı

faucial tonsil[n]

farengeal bademcik,damak bademciği

fault[n][v]

hata • suçlamak,kabahat bulmak

fault line[n]

fay hattı,fay

fault-finding[n]

kusur bulma,sürekli eleştirme

faulting[n]

faylanma,kırılma

faultless[adj]

kusursuz

faulty[adj]

arızalı

faun[n]

pan

fauna[n]

fauna

faustian[adj]

şeytanla anlaşma

fauteuil[n]

kolçaklı koltuk

fauvism[n]

Fovizm

faux[adj]

sahte

faux painting[n]

yalancı boyama

faux pas[n]

gaf

fauxman[n]

sahte erkek,yapmacık erkek

fava bean[n]

bakla,fava fasulyesi

favor[v][n]

tercih etmek • iyilik

favorability[n]

beğenilme derecesi

favorable[adj]

elverişli

favorably[adv]

uygun olarak

favored[adj]

tercih edilen

favorite[n][adj][v]

favori • favori • beğenilere eklemek

fawn[n][v][adj]

yavru ceylan • yaltaklık etmek • açık kahverengi

LanGeek
Uygulamayı İndir