leaden
lea
ˈlɛ
le
den
dən
den
British pronunciation
/lˈɛdən/

"leaden"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

leaden
01

kurşuni, kasvetli

(of sky) overcast and dull, often suggesting an impending storm or a gloomy atmosphere
leaden definition and meaning
DisapprovingDisapproving
FormalFormal
example
Örnekler
The leaden sky made it difficult to distinguish between morning and evening as daylight faded.
Kurşuni gökyüzü, gün ışığı sönerken sabahla akşamı ayırt etmeyi zorlaştırıyordu.
02

kurşuni, ağır

(of mood, atmosphere, etc.) feeling heavy, slow, and overwhelming
DisapprovingDisapproving
FormalFormal
example
Örnekler
The meeting had a leaden atmosphere, with participants struggling to stay engaged due to the monotonous presentation.
Toplantının ağır bir havası vardı, katılımcılar monoton sunum nedeniyle ilgili kalmakta zorlanıyorlardı.
03

kurşundan yapılmış, kurşuni

made of lead
04

buz gibi, dondurucu

be very cold, below the freezing point
05

kurşuni, cansız

lacking energy or liveliness in how someone moves, behaves, or expresses themselves
example
Örnekler
Her leaden expression failed to hide her disappointment at the news.
Onun kurşun gibi ifadesi, habere olan hayal kırıklığını gizleyemedi.
06

ağır, yavaş

(of movement) slow and laborious
07

koyu gri

having a dark dull gray color like lead
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store