gloomy
gloo
ˈglu:
gloo
my
mi
mi
roomy

"gloomy"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

gloomy
01

kapanık

(of weather) dark in a way that is depressing 
gloomy definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
gloomiest
karşılaştırma derecesi
gloomier
derecelendirilebilir
Örnekler
The sky grew increasingly gloomy as dark clouds gathered overhead, threatening to unleash a downpour. 

Kara bulutlar başın üzerinde toplanırken, gökyüzü giderek daha kasvetli bir hal aldı ve bir sağanak yağış tehdidi oluşturdu.

02

hüzünlü

having a sense of sadness or despondency, often reflecting a low or depressed mood 
gloomy definition and meaning
Örnekler
The book's ending was so gloomy that many readers were left feeling disheartened. 

Kitabın sonu o kadar kasvetliydi ki birçok okuyucu kendini cesareti kırılmış hissetti.

03

karamsar, umutsuz

experiencing or expressing sadness or a general sense of unhappiness 
Örnekler
She felt gloomy after hearing the disappointing news. 

Hayal kırıklığı yaratan haberi duyduktan sonra kendini kasvetli hissetti.

04

karanlık, loş

lacking in light, resulting in a dim or shadowy atmosphere 
Örnekler
The gloomy room had only a small window, letting in minimal light. 

Kasvetli odanın sadece küçük bir penceresi vardı ve çok az ışık alıyordu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store