Ara
gloomy
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
gloomiest
karşılaştırma derecesi
gloomier
derecelendirilebilir
alan
weather, mood, atmosphere
Örnekler
The sky grew increasingly gloomy as dark clouds gathered overhead, threatening to unleash a downpour.
Kara bulutlar başın üzerinde toplanırken, gökyüzü giderek daha kasvetli bir hal aldı ve bir sağanak yağış tehdidi oluşturdu.
02
hüzünlü
having a sense of sadness or despondency, often reflecting a low or depressed mood
Örnekler
The book's ending was so gloomy that many readers were left feeling disheartened.
Kitabın sonu o kadar kasvetliydi ki birçok okuyucu kendini cesareti kırılmış hissetti.
03
karamsar, umutsuz
experiencing or expressing sadness or a general sense of unhappiness
Örnekler
She felt gloomy after hearing the disappointing news.
Hayal kırıklığı yaratan haberi duyduktan sonra kendini kasvetli hissetti.
LanGeek
Mobil Uygulamamızı İndirin
Leksikal Ağaç
gloomily
gloominess
gloomy
gloom



























