gloomy
gloo
ˈglu
glu
my
mi
mi
British pronunciation
/ˈɡluːmi/

"gloomy"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

gloomy
01

kapanık

(of weather) dark in a way that is depressing
gloomy definition and meaning
example
Örnekler
The gloomy atmosphere matched her mood as she stared out the window at the rain-soaked streets.
Kasvetli atmosfer, yağmurla ıslanmış sokaklara pencereden bakarken ruh haline denk geliyordu.
02

hüzünlü

having a sense of sadness or despondency, often reflecting a low or depressed mood
gloomy definition and meaning
example
Örnekler
The film 's gloomy portrayal of the future left audiences questioning their own outlook on life.
Filmin geleceğe dair kasvetli tasviri, izleyicilerin kendi hayat görüşlerini sorgulamalarına neden oldu.
03

karamsar, umutsuz

experiencing or expressing sadness or a general sense of unhappiness
example
Örnekler
He had a gloomy expression after hearing the bad news.
Kötü haberi duyduktan sonra kasvetli bir ifadesi vardı.
04

karanlık, loş

lacking in light, resulting in a dim or shadowy atmosphere
example
Örnekler
The gloomy alleyway felt foreboding, with no sunlight reaching its depths.
Kasvetli sokak aralığı, güneş ışığının derinliklerine ulaşamamasıyla ürkütücü hissettiriyordu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store