explore all avenuesextragalactic nebula
/ 21
explore all avenuesextragalactic nebula
explore all avenues[phrase]

tüm seçenekleri değerlendirmek

explorer[n]

araştırmacı

explosion[n]

patlama

explosive[adj][n]

patlayıcı • patlayıcı madde

explosively[adv]

patlayıcı bir şekilde,şiddetle

expo[n]

sergi

exponent[n]

üs,kuvvet

exponential[n][adj]

üstel,üstel fonksiyon • üstel

exponential function[n]

üstel fonksiyon,üstel büyüme fonksiyonu

exponentially[adv]

üssel

export[v][n]

ihracat yapmak • ihraç malı

exporter[n]

ihracatçı

expose[v][n]

tehlikeye atmak • ifşa,soruşturma

exposit[v]

açıklamak,detaylı bir şekilde anlatmak

exposition[n]

anlatım

expository[adj]

açıklayıcı

expostulate[v]

itiraz etmek

expostulation[n]

itiraz

exposure[n]

maruz kalma

exposure compensation[n]

ışık telafisi

exposure latitude[n]

ışık aralığı

exposure value[n]

ışık değeri

expound[v]

izah etmek

express[v][adv][adj][n]

ifade etmek • ekspres olarak • açık,kesin • hızlı nakliye

express delivery[n]
express lane[n]

ekspres şerit

express mail[n]

ekspres posta

express train[n]

ekspres tren,hızlı tren

expression[n]

yüz ifadesi

expressionism[n]

Dışavurumculuk

expressionist[n][adj]

ekspresyonist • ekspresyonist

expressionist architecture[n]

ekspresyonist mimarlık

expressive[adj]

ifade eden

expressive language disorder[n]

ifade edici dil bozukluğu

expressly[adv]

açıkça

expressway[n]

ekspres yol

expropriate[v]

kamulaştırmak,el koymak

expulsion[n]

uzaklaştırma

expunge[v]

silmek

expurgate[v]

sansürlemek

exquisite[adj]

enfes

exquisitely[adv]

olağanüstü bir şekilde,mükemmel bir işçilikle

extant[adj]

mevcut

extemporaneous[adj]

hazırlıksız

extempore[adv][adj]

doğaçlamayla • doğaçlama

extemporize[v]

doğaçlama yapmak

extend[v]

genişletmek

extended[adj]

uzatılmış,genişletilmiş

extended family[n]

geniş aile

extended play[n]

uzatılmış çalma plak

extensible[adj]

genişletilebilir

extensible markup language[n]
extension[n]

uzatma,ek süre

extension cord[n]

uzatma kablosu,uzatma kordonu

extensive[adj]

geniş çaplı

extensively[adv]

geniş çapta,yoğun bir şekilde

extensor[n]

ekstansör

extent[n]

kapsam,derece

extenuate[v]

ciddiye almamak

extenuating[adj]

hafifletici

exterior[adj][n]

dış taraf • dış yüzey

exterior angle[n]
exterior wall[n]

dış duvar

exterminate[v]

yok etmek,ortadan kaldırmak

extermination[n]

imha

exterminator[n]

zararlı böcek veya hayvanları yok eden kimse

external[adj][n]

dış • dış görünüş,dış yüzey

external auditory canal[n]

dış işitme kanalı,eksternal auditory kanal

external carotid artery[n]

dış karotid arter

external iliac artery[n]

dış iliak arter

external iliac vein[n]

dış iliak ven

external jugular vein[n]

dış jugular ven

external respiration[n]

dış solunum,akciğer ventilasyonu

externally[adv]

haricen

extinct[adj]

nesli tükenmiş

extinction[n]

nesli tükenme

extinguish[v]

söndürmek

extinguisher[n]

yangın söndürücü,söndürme cihazı

extirpate[v]

kökünden sökmek

extol[v]

göklere çıkarmak

extol the virtue of[phrase]
extolment[n]

övgü, takdir

extort[v]

zorla yaptırmak

extortion[n]

şantaj

extra[adj][n][adv]

fazla • ekstra, aksesuar • fazladan

extra credit[n]

ekstra kredi, fazladan puan

extra extra large[n]

çok büyük beden

extra large[n]

çok büyük

extra small[n]

ekstra küçük

extra time[n]

uzatma süresi

extracorporeal membrane oxygenation[n]

ekstrakorporeal membran oksijenasyonu

extract[n][v]

özüt • çıkarmak

extraction[n]
extracurricular[adj]

ders dışı,okul dışı

extracurricular activity[n]

müfredat dışı aktivite

extradite[v]

suçluyu ülkesine iade etmek

extradition[n]

suçlu kişilerin iadesi

extrados[n]

kemer sırtı

extragalactic astronomy[n]

galaksiler arası astronomi,Samanyolu galaksisi dışındaki gök cisimlerinin incelenmesi

extragalactic nebula[n]

galaksiler arası bulutsu,galaksi

LanGeek
Uygulamayı İndir