end userenglish horn
/ 21
end userenglish horn
end user[n]

son kullanıcı

end zone[n]

bitiş bölgesi,gol bölgesi

end-of-year[adj]

yıl sonu,yıl sonuyla ilgili

end-stopping[n]

sonluk

end-tuft brush[n]

uç demetli diş fırçası,uç kıllı diş fırçası

endanger[v]

tehlikeye atmak

endangered[adj]

nesli tükenmekte

endangered species[n]

nesli tükenmekte olan türler

endangerment[n]

tehlikeye atma,riske sokma

endear[v]

kendini sevdirmek

endearing[adj]

sevecen

endearingly[adv]

sevimli bir şekilde,çekici bir şekilde

endearment[n]

şefkat, sevgi gösterisi

endeavor[n][v]

girişim,çaba • çabalamak

ended[adj]

bitmiş,sona ermiş

endemic[n][adj]

endemik,endemik tür • endemik (tıp)

endgame[n]

oyun sonu (satrançta)

ending[n]

bitiş eki

endive[n]

hindiba

endless[adj]

nihayetsiz

endlessly[adv]

sonsuz bir şekilde

endocardium[n]

endokardit

endocrine[n][adj]

endokrin,hormon • endokrin,iç salgı

endocrinologist[n]

endokrinoloji uzmanı

endocrinology[n]

endokrinoloji

endodontics[n]

endodonti

endogamy[n]

endogami,aynı grup içinde evlilik

endoluminal capsule monitoring[n]

endoluminal kapsül takip

endometrial cancer[n]

rahim kanseri

endometriosis[n]

endometriozis

endorse[v]

desteklemek

endorsement[n]

destek

endoscope[n]

endoskop

endoscopic sinus surgery[n]

endoskopik sinüs cerrahisi

endoscopy[n]

endoskopi

endoskeleton[n]

iç iskelet

endosperm[n]

besidoku

endothermic[adj]

endotermik,ısı emen

endothermic reaction[n]

endotermik reaksiyon,endotermik süreç

endow[v]

bağışlamak

endowment[n]

yetenek,doğal yetenek

endpaper[n]

kitabin iki kapak içi ile boş bırakılan ön ve arka sayfaları

ends[n]

mahalle,çevre

endue[v]

nitelik kazandırmak

endurable[adj]

dayanılabilir,katlanılabilir

endurance[n]

tahammü

endurance art[n]

dayanıklılık sanatı

endurance racing[n]

dayanıklılık yarışı

endurance riding[n]

dayanıklılık biniciliği,endürans binicilik

endure[v]

tahammül etmek

enduring[adj]

tahammül edebilen

enduro[n]

enduro,dayanıklılık yarışı

enema[n]

lavman

enemy[n]

düşman

energetic[adj]

enerji dolu

energetically[adv]

enerjik bir şekilde,coşkuyla

energising[adj]

enerji veren,canlandırıcı

energize[v]

enerji vermek,canlandırmak

energizing[adj][n]

enerji veren,canlandırıcı • enerji verici, canlandırıcı

energy[n]

enerji

energy bar[n]

besleyici ve proteince zengin bar

energy drink[n]

enerji içeceği

energy-efficient[adj]

enerji tasarruflu

energy-saving[adj]

enerji tasarruflu,tasarruflu

enervate[v]

moralini bozmak

enervated[adj]

bitkin,güçsüz

enfant terrible[n]

pervasız kimse

enfeeble[v]

kuvvetten düşürmek

enfeebled[adj]

zayıflamış,güçten düşmüş

enfold[v]

sarmak

enforce[v]

yürürlüğe koymak

enforceable[adj]

yürütülebilir,uygulanabilir

enforced[adj]

uygulanan,zorunlu

enforcement[n]

icra

enfranchise[v]

hak tanımak

enfrijolada[n]

enfrijolada

engage[v]

katılmak,dahil olmak

engage in[v]

katılmak

engage in a dispute[phrase]
engaged[adj]

meşgul

engaged column[n]

gömme sütun

engagement[n]

nişan

engagement marketing[n]

bağlılık pazarlaması,ilişki pazarlaması

engagement ring[n]

nişan yüzüğü

engaging[adj]

çekici

engastrate[v]

içine doldurmak

engender[v]

meydana getirmek,oluşturmak

engine[n]

motor

engine room[n]
engineer[n][v]

mühendis • düzenlemek,planlamak

engineered[adj]

tasarlanmış,mühendislik

engineering[n]

mühendislik,deha

engineering school[n]

mühendislik okulu,mühendislik fakültesi

england[n]

İngiltere

english[adj][n]

ingiliz • ingilizce

english as a second language[n]

İkinci dil olarak İngilizce,İngilizce ikinci dil

english breakfast[n]

İngiliz kahvaltısı

english breakfast tea[n]

ingiliz kahvaltı çayı

english channel[n]

Manş Denizi,İngiliz Kanalı

english horn[n]

İngiliz kornosu

LanGeek
Uygulamayı İndir