eraessentially
/ 21
eraessentially
era[n]

devir

eradicate[v]

katliam yapmak

erasable pen[n]

silinebilir kalem,silgili kalem

erase[v]

silmek,yok etmek

eraser[n]

silgi

eraser pencil[n]

silgi kalem,kalem silgi

erasing shield[n]

silgi kalkanı

erasure[n]

silme

ere[conj]

önce,öncesinde

erect[v][adj]

dikmek • dik

erectile dysfunction[n]

sertleşme bozukluğu

erection[n]

inşa etme

erectly[adv]

dik bir şekilde,diklemesine

ergative case[n]

özgeçişlilik durumu

ergative–absolutive alignment[n]

ergatif dil

ergometer[n]

ergometre

ergonomic[adj]

ergonomik

ergonomically[adv]

ergonomik olarak,ergonomik bir şekilde

erin[n][adj]

Erin, İrlanda için şiirsel bir isim, genellikle ülkenin güzelliğini veya mirasını çağrıştırmak için kullanılır.,Erin, İrlanda'nın güzelliğini ve kültürel mirasını anlatan şiirsel bir ad. • parlak yeşil

erlenmeyer flask[n]

konik şişe,Erlenmeyer şişesi

ermine[n]

kakım

erode[v]

aşınmak

erosion[n]

erozyon

erosion control[n]
erotic[adj][n]

erotik,cinsel uyarıcı • erotik,erotik kişi

erotic film[n]

erotik film

erotic literature[n]

erotik edebiyat

err[v]

hata yapmak

err on the right side[phrase]

işi sağlama almak

err on the side of[phrase]

işi sağlama almak

err on the side of caution[phrase]
errand[n]

ayak işi,küçük görev

errant[adj]

sapkın

erratic[adj]

tahmin edilemeyen

erratically[adv]

düzensiz bir şekilde,tahmin edilemez bir şekilde

erratum[n]

basım hatası

erroneous[adj]

hatalı

erroneously[adv]

yanlışlıkla,hatalı bir şekilde

error[n]

hata,yanlış

ersatz[adj][n]

yapay • aslının yerine geçen şey

erst[adv]

önceden,eskiden

erstwhile[adv][adj]

eskiden,önceden • eski,önceki

eruca sativa[n]

roka,eruca sativa

eruca vesicaria sativa[n]

roka,arugula

erudite[adj]

alim

erudition[n]

bilgi

erupt[v]

aniden gelişmek

eruption[n]

volkanik patlama

erythema solare[n]

güneş yanığı

erythrocyte[n]

alyuvar

erythrocyte sedimentation rate[n]

alyuvar çökelme hızı

erythropoietin[n]

eritropotein

escalate[v]

kızışmak

escalator[n]

yürüyen merdiven

escalivada[n]

escalivada

escallop[n][v]

deniz tarağı,tarak kabuğu • üzerine galeta unu serpip ve sosla fırınlamak,soslu ve üzeri galeta unlü fırınlamak

escalope[n]

yağda kızartılmış kemiksiz ve ince et

escapade[n]

tehlikeli macera

escape[v][n]

kaçmak • firar

escape clause[phrase]

fesih şartı

escape cock[n]

emniyet valfi,kaçış valfi

escape key[n]

kaçış tuşu,Esc tuşu

escape room[n]

oyun odası

escape valve[n]

kaçış valfi,emniyet valfi

escapee[n]

firari,kaçak

escapologist[n]

zincirlerden kurtulma şovu sunan sanatçı

escapology[n]

kaçış

escargot[n]

escargot

escarole[n]

eskariol,kıvırcık hindiba

escarpment[n]

eskarp,istihkâm yamacı

eschatology[n]

eskatoloji,son zamanların incelenmesi

eschew[v]

kaçınmak

escort[v][n]

eşlik etmek • eskort,koruma

escritoire[n]

yazı masası

escutcheon pin[n]

küçük başlı ince uzun çivi

eskaleut languages[n]

Eskimo-Aleut dilleri

eskimo[n]

Eskimo dili,Eskimo

eskimo dog[n]

eskimo köpeği

esophageal rupture[n]

özofagus perforasyonu

esophagus[n]

yemek borusu

esoteric[adj]

gizli

espadrille[n]

espadril

especially[adv]

özellikle

esperanto[n]

Esperanto,Mümkün olduğunca tüm Avrupa dillerinde ortak olan kelimelere dayanan yapay bir dil

espionage[n]

casusluk

esplanade[n]

kıyıda gezinti yeri

espouse[v]

desteklemek

espresso[n]

espresso

espresso machine[n]

espresso kahve makinesi

espresso maker[n]

espresso makinesi,espresso yapma makinesi

esprit[n]

ince zeka

espy[v]

gözetlemek

esquimau[n]

Eskimo

esquire[n]

şövalye adayı,kalkan taşıyıcı

essay[n][v]

makale • denemek,çabalamak

essayist[n]

deneme yazarı

essence[n]

cevher

essential[adj][n]

gerekli • temel,gereklilik

essential oil[n]

uçucu yağ

essentially[adv]

esasında

LanGeek
Uygulamayı İndir