english language learnerentertain
/ 21
english language learnerentertain
english language learner[n]

İngilizce öğrenen öğrenci,İngilizce dil öğrencisi

english lavender[adj]

lavanta moru

english longbow[n]

İngiliz uzun yayı,uzun İngiliz yayı

english rose[n]

İngiliz çekici kadın

english-speaking[adj]

ingilizce konuşabilen

englut[v]

tıka basa yemek,aşırı yemek

engorge[v]

tıka basa yemek,aşırı yemek

engrave[v]

kazımak

engraved[adj]

oyulmuş,kazınmış

engraver[n]

oymacı

engraving[n]

oyma

engross[v]

dikkatini vermek

engrossed[adj]

bütün dikkatini veren

engrossing[adj]

büyüleyici,sürükleyici

engulf[v]

dikkatini vermek

enhance[v]

arttırmak

enhanced[adj]

geliştirilmiş,iyileştirilmiş

enhancement[n]

iyileştirme, geliştirme

enhancive[adj]

estetik,güzelleştirici

enhydra lutris[n]

deniz samuru,enhydra lutris

enigma[n]

anlaşılmaz söz

enigmatic[adj]

esrarengiz

enjambement[n]

anjanbman

enjambment[n]

anjanbman

enjoin[v]

bir işi yapmaya zorlamak

enjoy[v]

zevk almak

enjoy company[phrase]

birlikte olmayı sevmek

enjoyable[adj]

zevkli

enjoyably[adv]

zevk alarak,keyifle

enjoyment[n]

haz

enkindle[v]

ortaya çıkarmak

enkindled[adj]

tutuşturulmuş,ateşlenmiş

enlarge[v]

büyütmek

enlarged[adj]

hipertrofik,genişlemiş

enlargement[n]

genişletme,büyütme

enlarger[n]

agrandisör

enlighten[v]

açıklık getirmek

enlightened[adj][n]

aydınlanmış,bilgili • aşina,aydınlanmış

enlightening[adj]

aydınlatıcı,öğretici

enlightenment[n]

aydınlanma,bilgilenme

enlist[v]

askere yazılmak

enlivening[adj]

canlandırıcı,hareketlendirici

enmity[n]

düşmanlık

enmolada[n]

enmolada

ennead[n]

dokuzlu,dokuz

enneadecagon[n]

ondokuzgen

ennoble[v]

asilleştirmek

ennui[n]

can sıkıntısı

enology[n]

enoloji,şarap bilimi

enormity[n]

kötülük

enormous[adj]

kocaman

enormously[adv]

son derece

enormousness[n]

muazzamlık

enough[adv][det][adj][n]

yeterli miktarda • yeterli miktarda • yeterli • yeterli,kafi

enough and to spare[phrase]

fazlasıyla yeterli

enough to make a cat laugh[phrase]

gülünecek kadar tuhaf

enounce[v]

telaffuz etmek,açıkça söylemek

enquiry[n]

sorgulama, soruşturma

enrage[v]

öfkelendirmek

enraged[adj]

öfkeli,kızgın

enrapture[v]

coşturmak

enrich[v]

zenginleştirmek

enriched flour[n]

zenginleştirilmiş un

enroll[v]

kaydını yapmak

enrollee[n]

kayıtlı,kayıtlı öğrenci

enrollment[n]

kayıt

ensconce[v]

yerleştirmek

ensemble[n]

orkestra grubu

ensemble cast[n]

ansambl oyuncu kadrosu

enshrine[v]

kutsal bir yere koymak

enshroud[v]

kefene sarmak

ensign[n]
ensilage[n]

silolama

enslave[v]

köleleştirmek,esir etmek

enslaved[adj]

köleleştirilmiş,esir edilmiş

ensnare[v]

tuzağa düşürmek

ensorcelled[adj]

büyülü,sihirli

ensuant[adj]

ardıl,sonuç olarak ortaya çıkan

ensue[v]

sonuç olarak ortaya çıkmak

ensuing[adj]

ardından gelen

ensure[v]

emin olmak

ent[n]

otorinolarengoloji

ent department[n]

KBB bölümü,Kulak Burun Boğaz departmanı

ent man[n]

kulak, burun veya boğaz bozuklukları uzmanı,KBB uzmanı

entablature[n]

saçaklık

entail[v][n]

gerektirmek • bir mülkü şarta bağlama eylemi; tam mülkiyetten kısıtlı mülkiyet yaratma,mirasın şarta bağlanması

entangle[v]

dolaştırmak

entanglement[n]

dolaşık,tuzak

entasis[n]

sütun göbekliği

entente[n]

anlaşma

enter[v][n]

girmek • Enter tuşu,Enter

enter a plea[phrase]
enter into[v]

girmek,başlamak

enter into an agreement[phrase]
enter key[n]

enter tuşu,giriş tuşu

entering[n]

giriş,girme

enteritis[n]

ince bağırsak iltihabı

enterprise[n]

girişim

enterprising[adj]

girişimci,atılgan

entertain[v]

eğlendirmek

LanGeek
Uygulamayı İndir