eightelectric toothbrush
/ 21
eightelectric toothbrush
eight[n]

sekiz,sekizli kart

eight ball[n]

sekiz topu,siyah sekiz

eight-ball pool[n]

İngiliz bilardosu,İngiliz havuzu

eighteenth[det][n]

onsekizinci • on sekizinci,on sekizincisi

eighter[n]

sekiz,sekiz rakamı

eighter from decatur[n]

sekiz,sekiz sayısı

eighth[adj][n]

sekizinci • sekizinci,bir sekizde bir

eighth note[n]

sekizlik nota

eightieth[n][det]

sekseninci • sekseninci

eighty-eight[n]

kuyruklu piyano,standart piyano

eighty-six[v]

elemek,iptal etmek

eisa[n]

eisa dansı

either[adv][conj][det][pron]

da/de • ya da • herhangi biri • herhangi biri,biri

ejaculate[v][n]

haykırmak,pat diye söylemek • ejakulat

ejaculation[n]

ünlem,haykırış

ejaculatory duct[n]

ejakulasyon kanalı

eject[v]

fırlatmak,atmak

ejector seat[n]
ekg[n]

elektrokardiyogram,EKG

el nino[n]

El Niño,El Niño olayı

elaborate[adj][v]

ayrıntılı • detaylandırmak

elaborated[adj]

detaylandırılmış,açıklanmış

elaborately[adv]

ayrıntılı bir şekilde,özenle

eland[n]

afrika antilobu

elapid[n]

elapidae

elapse[v]

geçmek (zaman)

elastic[adj][n]

esnek,elastik • lastik

elastic artery[n]

elastik arter

elastic bandage[n]

elastik bandaj,esnek sargı

elasticity[n]

esneklik

elastography[n]

elastografi

elastoplast[n]

elastoplast,esnek yapışkan bandaj

elated[adj]

coşkulu

elater[n]

elater,böcek

elaterid[n]

elaterid, Elateridae familyasından herhangi bir böcek

elaterid beetle[n]

takla böceği

elation[n]

coşku,sevinç

elative case[n]

çıkış hâli

elbow[n][v]

dirsek • dirsekle itmek

elbow grease[n]

kol emeği

elbow pad[n]

dirsek pedi,dirsek koruyucu

elbow room[n]

rahat hareket edecek alan

elbow way[phrase]

dirsekleriyle yol açmak

elder[n][adj]

daha büyük kişi • yaşça büyük

elder hand[n]

ön el

elderberry[n]

mürver

elderly[adj][n]

yaşlı • yaşlı

eldritch[adj]

esrarlı,tuhaf

elect[v][n][adj]

oylamayla seçmek • seçilmişler,seçilmiş kişi • seçilmiş,yeni seçilmiş

electable[adj]

seçilebilir,seçilebilir nitelikte

elected official[n]
election[n]

seçim

election day[n]

seçim günü

elective[n][adj]

seçmeli ders,seçmeli • seçimle ilgili,seçimsel

elector[n]

seçmen,oy kullanıcısı

electoral[adj]

seçimle ilgili

electoral college[n]

seçmenler kurulu

electorally[adv]

seçimsel olarak,seçimlerle ilgili bir şekilde

electorate[n]

seçmenler

electra[n]

Elektra

electric[adj][n]

elektrikli • elektrikli araba,elektrikli taşıt

electric automobile[n]

elektrikli otomobil,elektrikli araba

electric battery[n]

elektrik bataryası,elektrik pili

electric bicycle[n]

elektrikli bisiklet,elektrikli bisiklet

electric blanket[n]

elektrikli battaniye

electric blue[adj]

meneviş mavisi

electric blues[n]

elektrikli blues

electric bus[n]

elektrikli otobüs,elektrikli halk otobüsü

electric can opener[n]

elektrikli konserve açacağı

electric car[n]

elektrikli araba

electric chair[n]

elektrikli sandalye,elektrikli koltuk

electric circuit[n]

elektrik devresi,elektrik döngüsü

electric current[n]

elektrik akımı,elektrik akışı

electric eel[n]

elektrikli yılan balığı

electric fence[n]

elektrikli çit

electric field[n]
electric grill[n]

elektrikli ızgara

electric guitar[n]

elektro gitar

electric heater[n]

elektrikli soba

electric kettle[n]

elektrikli su ısıtıcısı

electric keyboard[n]

elektronik klavye,sentetizör

electric knife[n]

elektrikli bıçak

electric mixer[n]

mikser

electric motor[n]

elektrik motoru,elektrikli motor

electric multiple unit[n]

elektrikli çoklu birim,elektrikli tren seti

electric nail drill[n]

elektrikli manikür seti

electric outlet[n]

elektrik prizi,elektrik soketi

electric pencil sharpener[n]

elektrikli kalem açacağı,elektrikli kalem bileyici

electric pig[n]

elektrikli domuz,elektrikli çöp öğütücü

electric power[n]

elektrik gücü,elektrik enerjisi

electric razor[n]

elektrikli tıraş makinesi

electric receptacle[n]

elektrik prizi,elektrik soketi

electric refrigerator[n]

elektrikli buzdolabı,elektrikli soğutucu

electric screwdriver[n]

elektrikli tornavida

electric shaver[n]

elektrikli tıraş makinesi,elektrikli jilet

electric shock[n]

elektrik şoku,elektrik çarpması

electric soup[n]

İskoç güçlendirilmiş şarabı,güçlü güçlendirilmiş şarap

electric storm[n]

elektrik fırtınası,elektrikli fırtına

electric switch[n]

elektrik anahtarı,elektrik şalteri

electric toothbrush[n]

elektrikli diş fırçası,pilli diş fırçası

LanGeek
Uygulamayı İndir