endless
end
ˈɛnd
end
less
lɪs
lis

"endless"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

endless
01

sonsuz

very great in number, amount, or size and seeming to be without end or limit 
endless definition and meaning
Örnekler
The endless fields of wheat stretched out as far as the eye could see. 

Göz alabildiğine uzanan sonsuz buğday tarlaları.

02

nihayetsiz

very long or appearing to have no end, often causing fatigue or frustration 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most endless
karşılaştırma derecesi
more endless
derecelendirilebilir
Örnekler
The meeting felt endless, dragging on with repetitive discussions that seemed to go in circles. 

Toplantı sonsuz hissettirdi, daireler çizerek ilerleyen tekrarlayan tartışmalarla sürüklendi.

03

sonsuz, bitmeyen

having ends joined to form a continuous, unbroken whole 
Örnekler
The track is endless, looping around the park. 

Parkın etrafında dönen pist sonsuzdur.

04

sonsuz, bitmeyen

having no known start and presumably no end 
Örnekler
Space is endless. 

Uzay sonsuzdur.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store