le clou
clou
klu
kloo
bouesousflougoût

"clou"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

Le clou
01

çivi, mıh

tige métallique pointue utilisée pour fixer des objets 
le clou definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
clous
Örnekler
J'ai besoin d'un clou pour accrocher ce tableau. 

Bu tabloyu asmak için bir çiviye ihtiyacım var.

02

yaya geçidi, yaya çizgileri

marques blanches parallèles sur la chaussée pour traverser 
les clou definition and meaning
gayriresmî
Örnekler
Traversez toujours entre les clous pour votre sécurité. 

Güvenliğiniz için her zaman çizgiler arasında geçin.

03

zirve noktası, en dikkat çekici an

moment culminant ou élément le plus remarquable d'un événement 
Örnekler
Le feu d'artifice fut le clou de la soirée. 

Clou, akşamın en göz alıcı noktasıydı.

04

mücevher, cevher

ornement précieux ou élément remarquable (sens figuré) 
Örnekler
Ce tableau est le clou de notre collection. 

Bu tablo koleksiyonumuzun gözdesidir.

05

küpe çivisi, çivi küpe

boucle d'oreille constituée d'une tige courte qui se fixe directement au lobe. 
Örnekler
Elle porte des clous en diamant. 

O, elmas küpe takıyor.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store