Ara
débarquer
01
boşaltmak, indirmek
faire sortir (quelqu'un ou quelque chose) d'un bateau, d'un avion ou d'un véhicule
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
hareket fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
débarque
1. çoğul kişi
débarquons
gelecek zamanda 1. kişi
débarquerai
şimdiki zaman ortacı
débarquant
geçmiş zaman ortacı
débarqué
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
débarquions
Örnekler
La compagnie aérienne débarque les valises à l' aéroport.
Havayolu şirketi, valizleri havalimanında indirir.
02
karaya çıkmak, inmek
quitter un bateau, un avion, ou un véhicule
Örnekler
Attends que je débarque du train avant d' appeler.
Aramadan önce trenden inmemi bekle.
03
ortaya çıkmak, aniden gelmek
arriver de manière inattendue ou soudaine
Örnekler
Tout le monde a débarqué à la fête en même temps.
Herkes partiye aynı anda indi.
04
haberden olmamak, durumu anlamamak
ne pas être au courant, ne pas comprendre une situation
Örnekler
Elle a regardé son équipe avec confusion, elle débarquait.
Takımına şaşkınlıkla baktı, karaya çıkıyordu.



























