to rake
rake
reɪk
reik
sakemakehakefake

"rake"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to rake
01

tırmıklamak

to make a ground surface become level or smooth, using a special gardening tool 
to rake definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
rake
3. tekil kişi
rakes
şimdiki zaman ortacı
raking
basit geçmiş zaman
raked
geçmiş zaman ortacı
raked
Örnekler
He rakes the soil in the garden to prepare it for planting. 

O, ekim için hazırlamak amacıyla bahçedeki toprağı tırmıklar.

02

tırmıklamak, sürüklemek

to pull or drag something in a sweeping motion 
Transitive: to rake sth through sth | to rake sth across sth
Örnekler
He raked the sled across the snow, leaving a trail behind. 

O, kızağı karın üzerinde sürükleyerek bir iz bıraktı.

03

tırmıklamak, tırmıkla toplamak

to gather or move something using a rake or a similar tool 
Transitive: to rake sth
Örnekler
He raked the leaves into a big pile in the backyard. 

Arka bahçede yaprakları büyük bir yığın halinde tırmıkladı.

04

kazımak, tırmalamak

to scratch or scrape something, especially skin, with a sweeping or fast motion 
Transitive: to rake the skin
Örnekler
He accidentally raked his arm against the rough surface. 

Kazara kolunu pürüzlü yüzeye sürtük.

05

karıştırmak, taramak

to search through something in a quick, disorganized manner 
Intransitive: to rake through a space or container
Örnekler
He raked through the drawer looking for his missing keys. 

Kayıp anahtarlarını ararken çekmeceyi karıştırdı.

06

taramak, süpürmek

to move over something in a smooth, sweeping motion 
Intransitive
Örnekler
The wind raked across the plains, bending the tall grass. 

Rüzgar, yüksek otları eğerek, ovaları taradı.

Rake
01

tırmık

a gardening tool with metal teeth attached to a long wooden handle, primarily used for gathering dead leaves or marking a spot on the ground 
rake definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
rakes
02

eğim, eğim açısı

degree of deviation from a horizontal plane 
03

şık toplumda ahlaksız bir adam, moda toplumunda sefih bir erkek

a dissolute man in fashionable society 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store