pale
pale
peɪl
peil
tailhailrailfail

"pale"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

pale
01

açık

light in color or shade 
pale definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
palest
karşılaştırma derecesi
paler
derecelendirilebilir
Örnekler
The artist painted the landscape with pale green meadows and distant mountains. 

Sanatçı, manzarayı soluk yeşil çayırlar ve uzak dağlarla boyadı.

02

soluk

(of a person's skin) having less color than usual, caused by fear, illness, etc. 
pale definition and meaning
Örnekler
The patient appeared pale and weak after the long surgery, prompting the doctor to take further tests. 

Hasta, uzun ameliyattan sonra solgun ve zayıf görünüyordu, bu da doktorun daha fazla test yapmasına neden oldu.

03

soluk, zayıf

(of light) faint, weak, or lacking in intensity and brightness 
Örnekler
The morning sun cast a pale light through the window, signaling the start of a foggy day. 

Sabah güneşi pencereden soluk bir ışık yaydı, sisli bir günün başlangıcını işaret ediyordu.

04

soluk, renksiz

dull or unremarkable 
Örnekler
The presentation was rather pale, with few engaging visuals or compelling arguments. 

Sunum oldukça soluktu, çok az ilgi çekici görsel veya ikna edici argüman vardı.

to pale
01

beti benzi atmak

to become pale, typically due to a sudden change in physical or emotional state, such as fear, shock, or illness 
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzenli
şimdiki zaman
pale
3. tekil kişi
pales
şimdiki zaman ortacı
paling
basit geçmiş zaman
paled
geçmiş zaman ortacı
paled
Örnekler
She began to pale when she heard the alarming news, her color draining from her face. 

Alarm verici haberi duyduğunda solmaya başladı, rengi yüzünden akıyordu.

02

solgunlaşmak, önemsizleşmek

to seem or become less significant in comparison to something else 
Intransitive
Örnekler
In the face of the major discovery, their previous achievements began to pale in significance. 

Büyük keşif karşısında, önceki başarıları önemini kaybetmeye başladı.

Pale
01

kazık, çit tahtası

a vertical wooden board used as part of a fence 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
pales
Örnekler
The fence was made of wooden pales set close together. 

Çit, birbirine yakın yerleştirilmiş ahşap kazıklardan yapılmıştı.

02

çit, ağıl

an enclosed area 
Örnekler
The cattle were safely gathered within the pale for the night. 

Sığırlar gece boyunca güvenle çitle çevrili alan içinde toplandı.

03

dikey şerit, armalarda dikey bant

a vertical stripe or band on a heraldic shield, often used in coats of arms to represent division or a particular lineage 
Örnekler
The family crest featured a bold pale running down the center of the shield. 

Aile armasında, kalkanın ortasından aşağı inen cesur bir dikey şerit vardı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store