infer
in
ˌɪn
in
fer
ˈfɜr
fır
British pronunciation
/ɪnfˈɜː/

"infer"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to infer
01

sonuç çıkarmak

to reach an opinion or decision based on available evidence and one's understanding of the matter
Transitive: to infer sth | to infer that
to infer definition and meaning
example
Örnekler
The team inferred historical events from the artifacts discovered during the excavation.
Ekip, kazı sırasında keşfedilen eserlerden tarihi olayları çıkardı.
02

ima etmek, çıtlatmak

to suggest or hint at something indirectly
Transitive: to infer a meaning
example
Örnekler
The subtle smile on her face inferred a hidden satisfaction with the unexpected turn of events.
Yüzündeki ince gülümseme, olayların beklenmedik dönüşü karşısında gizli bir memnuniyet çıkarımında bulunuyordu.
03

çıkarsamak, anlam çıkarmak

to make an educated guess or form an opinion
Transitive: to infer that
example
Örnekler
After hearing the footsteps, I inferred someone was coming down the hall.
Ayak seslerini duyduktan sonra, birinin koridordan geldiğini çıkardım.
04

çıkarsamak, anlam çıkarmak

to make conclusions or assumptions based on information
Intransitive
example
Örnekler
I ca n’t infer clearly without more details.
Daha fazla detay olmadan net bir şekilde çıkarım yapamam.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store