assembleasthenosphere
/ 39
assembleasthenosphere
assemble[v][n]

birleştirmek • birleşik sıçrama

assembler[n]

derleyici,montaj programı

assembling[n]

montaj, toplanma

assembly[n]

montaj, birleştirme

assembly line[n]

montaj hattı

assent[n][v]

onama • kabul göstermek

assert[v]

ileri sürmek (emin bir şekilde)

assertion[n]

iddia

assertive[adj]

iddialı

assertively[adv]

kesin olarak

assertiveness[n]

kendine güven

assess[v]

değer biçmek

assessable[adj]
assessment[n]

değerlendirme,tahmin

assessor[n]

vergi tahakkuk memuru

asset[n]

varlık

asset bubble[n]

varlık balonu,spekülatif balon

asset stripping[n]

varlık sıyırma,varlık yağmalama

assets[n]

varlıklar,mülkler

asseverate[v]

beyan etmek

assface[n]

göt yüzü,aşağılık surat

assfuck[n]

göt sikici,götten siken

assfucker[n]

göt siken,götçü

assgoblin[n]

anal goblini,göt goblini

asshat[n]

salak,aptal

asshead[n]

aptal,salak

asshole[n]

göt deliği,makat

assibilate[v]
assibilation[n]
assiduity[n]

çalışkanlık,azim

assiduous[adj]

kararlı ve azimli

assiduousness[n]

çalışkanlık,özen

assign[v]

atamak,tahsis etmek

assignation[n]
assignee[n]

vekil

assignment[n]

görev

assimilate[v]

özümsemek,içselleştirmek

assimilation[n]

özümseme

assimilative[adj]
assimilator[n]

özümseyici,öğrenen

assist[v][n]

yardım etmek • bir asist,bir gol pası

assistance[n]

yardım,destek

assistance dog[n]

hizmet köpeği

assistant[adj][n]

yardımcı,asistan • asistan

assistant manager[n]

yardımcı müdür,müdür yardımcısı

assistant referee[n]

yardımcı hakem,yan hakem

assistant's revenge[n]

asistanın intikamı

assisted reproductive technology[n]

yardımcı üreme teknolojisi

assize[n]
asslick[v][n]

yalakalık yapmak,dalkavukluk etmek • yağcılık,dalkavukluk

asslifter[n]

Müslüman hedefleyen,Müslüman tacizcisi

assmaster[n]

göt ustası,anal hakim

assmonkey[n]

aptal,salak

assmouth[n]

ağız bozuk,geveze

assmucus[n]

anal akıntı,rektal mukus

assmunch[n]

göt yalayıcı,göt emici

associate[n][v][adj]

ortak,iş arkadaşı • arkadaşlık etmek • üye,bağlı

associate degree[n]

önlisans derecesi,associate derecesi

associate professor[n]

doçent,yardımcı doçent

association[n]

kurum

associative meaning[n]

çağrışımsal anlam

assoil[v]

beraat ettirmek,suçsuz ilan etmek

assonance[n]

asonans

assonant[adj]

asonant

assonate[v]

asonans yapmak

assort[v]

sınıflandırmak,düzenlemek

assorted[adj]

çeşitli,karışık

assortment[n]

çeşit,karışım

asspussy[n]

erotik anüs,seksüel anal delik

assrag[n]

değersiz kimse,işe yaramaz

assshit[n]

bok çukuru,rezalet durumu

asssucker[n]

pislik,orospu çocuğu

asstard[n]

aptal,salak

assuage[v]

yatıştırmak

assuagement[n]

rahatlama,hafifleme

assuasive[adj]

yatıştırıcı,sakinleştirici

assume[v]

varsaymak

assumed name[n]
assumption[n]

varsayım

assumptive[adj]
assurance[n]

güven,özgüven

assurance department[n]

güvence departmanı,kalite güvence bölümü

assure[v]

temin etmek

assured[adj]

emin

assuredly[adv]

kesinlikle,güvenle

assurgent[adj]
asswad[n]

aptal,salak

asswagon[n]

aşağılık herif,rezil adam

assweed[n]

bir değersiz kişi,bir sinir bozucu

asswhore[n]

anal fahişe,göt fahişesi

asswipe[n]

pislik,alçak

assyrian[n]
aster[n]
asterisk[n][v]

yıldız işareti • yıldız işareti koymak,yıldızla işaretlemek

asterism[n]
asteroid[n][adj]

asteroit • asteroit şeklinde,yıldız şeklinde

asteroid belt[n]

asteroit kuşağı,asteroit kemeri

asterope[n]
asthenic[adj]
asthenosphere[n]

astenosfer,Yerkabuğunun altındaki yarı akışkan kaya tabakası

LanGeek
Uygulamayı İndir