alcopopall over the world
/ 39
alcopopall over the world
alcopop[n]

alkol oranı düşük bir şekerli içecek

alcove[n]

niş

aldehyde[n]

aldehit,karbonil bileşiği

alder[n]

kızılağaç,akçaağaç

alder fly[n]

kızılağaç sineği,sialis

alderfly[n]

sialis lutaria

alderman[n]

belediye meclisi üyesi

aldosterone[n]

aldosteron

ale[n]

ale

aleatory[adj]

sanatçı tarafından rastgele seçilen müzik

alekhine's gun[n]

Alekhine'nin silahı

alert[v][adj][n]

uyarmak • uyanık • ikaz

alertness[n]
alexander technique[n]

İskender tekniği

alexanders[n]

yabani kereviz

alexandertorte[n]

Alexandertorte,Alexander pastası

alfalfa[n]

yonca

alfredo sauce[n]

Alfredo sosu

alfresco[adj][adv]

açık havada yapılan • açık havada,dışarıda

alga[n]

alg

algae[n]

su yosunu

algebra[n]

cebir

algebraic[adj]

cebirsel

algebraic notation[n]

cebirle gösterim (satranç)

algebraically[adv]

cebirsel olarak,cebirsel bir şekilde

algic languages[n]

Algonkin-Yurok dilleri

algid[adj]

buz gibi,dondurucu

alginate[n]

aljinat,deniz yosunu türevi polisakkarit

algol[n]
algonquian languages[n]

Algonkin dilleri

algorithm[n]

algoritma,algoritma

algorithmic[adj]

algoritmik,algoritmalarla ilgili

algorithmic art[n]

algoritmik sanat

alhambra[n]

Orta Çağ'da Müslüman krallar tarafından Granada yakınlarında inşa edilmiş tahkimli bir Mağribi sarayı,Elhamra

alias[n][adv]

sahte isim • namıdiğer,diğer adıyla

alibi[n][v]

kanıt (suçun zamanı başka bir yerde olduğunu gösteren) • aklamak,temize çıkarmak

alice band[n]

saç bandı,alın bandı

alice blue[adj]

soluk ve grimsi bir mavi

alidad[n]
alien[adj][n]

yabancı,uyumsuz • yabancı

alien invasion[n]

uzaylı işgali

alienate[v]

yabancılaştırmak

alienated[adj]

yabancılaşmış

alienating[adj]

yabancılaşma

alienation[n]

yabancılaşma

alienism[n]
alight[v][adj]

yerleşmek • yanan,alevli

align[v]

hizalamak,düz bir çizgiye yerleştirmek

aligned[adj]
alignment[n]

hizalama,sıraya dizme

alike[adj][adv]

benzer • benzer şekilde

alikeness[n]

benzerlik,andırış

aliment[n][v]

besin • beslemek, gıda vermek

alimental[adj]

besleyici,gıda ile ilgili

alimentary[adj]

besleyici,gıdasal

alimentary canal[n]

sindirim borusu

alimentary paste[n]

besin hamuru,gıda macunu

alimentation[n]

beslenme

alimony[n]

nafaka

aliphatic[adj]

alifatik,döngüsel olmayan

aliquot[n][adj]
alive[adj]

canlı

alive and well[phrase]

sağ salim

aliveness[n]

canlılık,hayatiyet

alizarin crimson[n][adj]

alizarin kırmızısı,kırmızı alizarin • alizarin rengi

alkali[n]

alkali

alkali bee[n]

alkali arısı

alkaline[adj]

alkali

alkaliser[n]

alkalileştirici, asit nötralize edici

alkalizer[n]

alkalileştirici,asit nötralize edici

alkalosis[n]

alkaloz,alkalemi

alkanet[n]

havacıva

alky[n]

alkolik,ayyaş

all[det][adv][adj][pron]

tüm • tamamen • tüm,tamamen • hepsi,tümü

all along[adv]

her zaman

all and sundry[phrase]

önüne gelene

all at once[adv]

aniden,bir anda

all bark and no bite[phrase]

lafı var

all brawn and no brain[phrase]

sadece kuvvet

all but[adv]

neredeyse,hemen hemen

all clear[n]

tehlike geçti işareti

all day long[adv]

bütün gün boyunca

all fart and no shit[phrase]
all fours[n]

All Fours kart oyunu

all hat and no cattle[phrase]
all hell break loose[phrase]

ortalık karışmak

all hours[phrase]

her saatte

all in[adj]
all in a day's work[phrase]

işin doğası

all in all[adv]

sonuç olarak,her şey göz önüne alındığında

all in born days[phrase]
all in mind[phrase]

birinin zihninde

all life[phrase]
all mouth[phrase]

laf çok

all of a sudden[adv]

aniden,birdenbire

all over[adv][adj][prep]

her yerden,her yerde • bitmiş,sona ermiş • her yerde

all over the joint[phrase]

her yerde

all over the place[adv][phrase]

her yerde • her yere dağılmış

all over the shop[phrase]

her yerde

all over the world[phrase]
LanGeek
Uygulamayı İndir