agogoair vent
/ 39
agogoair vent
agogo[n]

agogo

agonist[n]
agonistic[adj]
agonize[v]

ıstırap çekmek,kendini harap etmek

agonizing[adj]

acı verici

agony[n]

şiddetli acı

agony aunt[n]

güzin abla

agoraphobia[n]

agorafobi

agoraphobic[adj]

agorafobik

agouti[n]

aguti

agrammatism[n]

dilbilgisi yitimi

agranulocytic[adj]
agrarian[adj]

tarımsal

agree[v]

aynı fikirde olmak

agree to disagree[phrase]

anlaşamadıkları konusunda uzlaşmak

agree with[v]

aynı görüşte olmak

agreeable[adj]

hoş

agreeableness[n]
agreeably[adv]

hoş bir şekilde

agreed[adj]

kararlaştırılmış

agreement[n]

antlaşma

agrestic[adj]
agricultural[adj]

tarım

agricultural road[n]

tarımsal yol,kırsal yol

agriculture[n]

tarım

agritourism[n]

tarım turizmi

agronomist[n]

agronom, ziraat mühendisi

agropastoralism[n]

agropastoralizm,tarım ve hayvancılık sistemi

aground[adj][adv]
aguachile[n]

aguachile

ague[n]
ahead[adv]

ilerde

ahead of[prep]

önünde,ilerisinde

ahead of the curve[phrase]

çağın ilerisinde

ahead of the game[phrase]

bir adım önde

ahead of the pack[phrase]

rakiplerinin önünde

ahead of time[phrase]

vaktinden önce

ahorse[adv][adj]

at sırtında,bir atın üzerinde • at sırtında,at üzerinde seyahat eden

ahorseback[adj][adv]

at sırtında,at üzerinde seyahat eden • at sırtında,bir atın sırtında

ai specialist[n]

AI uzmanı, yapay zeka uzmanı

aid[v][n]

yardımcı olmak • yardım,destek

aid and abet[phrase]
aid climbing[n]

yardımlı tırmanış,yapay tırmanış

aide[n]

emir subayı

aide-de-camp[n]

emir subayı

aided[adj]

yardımlı,destekli

aids[n]

AIDS

aikido[n]

aikido,Japon dövüş sanatı aikido

aikidoka[n]

aikido uygulayıcısı,aikidoka

ail[n][v]

sarımsak,sarımsak dişi • hasta olmak,rahatsız olmak

aileron[n]
ailing[adj]

rahatsız

ailment[n]

rahatsızlık

aim[n][v]

maksat • nişan almak

aim at[v]

hedeflemek,amaçlamak

aimless[adj]

amaçsız, başıboş

aimlessly[adv]

amaçsızca,hedefsizce

aioli[n]

aioli

aioli sauce[n]

sarımsaklı mayonez

air[n][v]

hava • ilan etmek

air a grievance[phrase]
air bed[n]

şişme yatak

air bladder effect[n]

hava kesesi efekti

air brake[n]

hava freni,pnömatik fren

air bridge[n]
air cleaner[n]

hava temizleyici,hava filtresi

air conditioner[n]

klima

air conditioning[n]

soğutma sistemi

air cooler[n]

hava soğutucu

air corridor[n]
air current[n]

hava akımı,hava cereyanı

air filter[n]

hava filtresi,hava temizleyici

air flow[n]

hava akışı,hava akımı

air force[n]

hava kuvvetleri

air fryer[n]

air fryer

air hammer[n]

hava çekici,basınçlı hava çekici

air hockey[n]

masa hokeyi

air hostess[n]

uçak hostesi

air lane[n]
air lungs[phrase]

müstehcen konuşmak

air marshal[n]
air out[v]
air pocket[n]

hava cebi,hava kabarcığı

air pollution[n]

hava kirliliği

air purifier[n]

Hava temizleme cihazları

air racing[n]

hava yarışı,hız yarışı

air raid[n]

hava saldırısı,hava bombardımanı

air ram[n]

hava rampası

air reconnaissance[n]
air sac[n]
air show[n]

hava gösterisi,uçak gösterisi

air sick[adj]

hastalık hissi,hareket hastalığı yaşayan

air sickness[n]

hastalık,uçak tutması

air sport[n]

hava sporu,hava etkinliği

air terminal[n]
air traffic[n]

hava trafiği

air traffic control[n]

hava trafik kontrolü

air traffic controller[n]
air travel[n]

uçak yolculuğu

air vent[n]

havalandırma deliği

LanGeek
Uygulamayı İndir