atlantisau revoir
/ 39
atlantisau revoir
atlantis[n]

atlantis

atlas[n]

atlas

atm card[n]
atmosphere[n]

atmosfer

atmospheric[adj]

atmosferik

atmospheric condition[n]

atmosferik koşullar,atmosfer durumu

atmospheric pressure[n]

atmosferik basınç,barometrik basınç

atole[n]

atole

atoll[n]

atol,ortasında lagün bulunan dairesel mercan resifi

atom[n]

atom

atomic[adj]

atoma ilişkin

atomic bomb[n]

atom bombası,nükleer silah

atomic chess[n]

atomik satranç

atomic energy[n]

atom enerjisi

atomic mass[n]

atomik kütle,atom ağırlığı

atomic number[n]
atomic power[n]

atomik güç,nükleer enerji

atomic tangerine[adj]

orta açık kırmızımsı turuncu

atomic theory[n]
atomism[n]
atomization[n]
atomizer[n]

atomizör

atonal[adj]

atonal

atonality[n]

atonalite

atone[v]

telâfi etmek

atonement[n]
atonic[adj]
atop[adv][prep]

tepede,üzerinde • üzerinde,üstünde

atopic dermatitis[n]

atopik dermatit

atorvastatin[n]

atorvastatin

atrial[adj]

atriyal,kulakçığa ait

atrium[n]

orta avlu

atrocious[adj]

iğrenç

atrociously[adv]

korkunç bir şekilde,dehşet verici bir şekilde

atrocity[n]

acımasızlık

atrophied[adj]

atrofi

atrophy[n][v]

atrofi • dumura uğramak

attach[v]

bağlamak

attach a label to[phrase]

etiket yapıştırmak

attach to[v]
attache[n]

ataşe

attache case[n]

evrak çantası

attached[adj]

ilişik

attachment[n]

aksesuar

attack[v][n]

hücum etmek • hücum

attack dog[n]

bekçi köpeği

attack error[n]

hata hatası,saldırı hatası

attacker[n]

saldırgan

attacking midfielder[n]

hücum orta saha oyuncusu,ofansif orta saha

attain[v]

elde etmek

attainable[adj]

elde edilebilir

attainment[n]

elde etme

attaint[v]
attempt[v][n]

çabalamak • çaba

attempted[adj]

teşebbüs edilen

attend[v]

katılmak

attend to[v]

ilgilenmek,üzerinde durmak

attendance[n]

hazır bulunma

attendant[n][adj]

hizmetçi,refakatçi • mevcut,katılımcı

attender[n]

hizmetçi,yardımcı

attention[n]

dikkat

attention deficit disorder[n]

dikkat eksikliği bozukluğu,hiperaktivite ile dikkat eksikliği bozukluğu

attention deficit hyperactivity disorder[n]

DEHB

attention span[n]

dikkat süresi

attention-getting[adj]

dikkat çekici,ilgi çekici

attentive[adj]

dikkatli,özenli

attentively[adv]

dikkatle,özenle

attentiveness[n]

dikkat,özen

attenuate[v][adj]

zayıflamak • zayıflamış,azalmış

attenuated[adj]

zayıflamış,azaltılmış

attest[v]

tasdik etmek

attic[n][adj]

tavan arası • Attika,Attika'ya ait

attic staircase[n]

tavanarası merdiveni

attire[n][v]

giysi • giydirmek,kuşanmak

attitude[n]

tutum

attorney[n]

avukat

attract[v]

çekmek

attracter[n]

çekicilik,cazibe

attraction[n]

çekim,çekim kuvveti

attractive[adj]

alımlı

attractive feature[n]

çekici özellik,cazip nitelik

attractively[adv]

çekici bir şekilde, güzel bir şekilde

attractiveness[n]

cinsel çekicilik

attractor[n]

çekici,mıknatıs

attribute[v][n]

atfetmek • niteleyici

attribute to[v]

atfetmek

attributive[adj]

niteleyen

attrition[n]

sürtünme

atypic[adj]

atipik,tipik olmayan

atypical[adj]

alışılmamış

atypically[adv]

atipik olarak,olağandışı bir şekilde

au courant[adj]

güncel, bilgili

au fait[adj]

bilgili, yetkin

au gratin[adj]

üstü fırında kızartılmış

au jus[adj]

doğal meyve suları veya et suyu ile servis edilen

au lait[adj]

sütlü

au naturel[adj]

çıplak

au pair[n]

çocuk bakıcısı

au poivre[adj]

karabiberle baharatlandırılmış

au revoir[n]

hoşçakal

LanGeek
Uygulamayı İndir