after allagog
/ 39
after allagog
after all[adv]

ne de olsa

after death the doctor[phrase]

geçti bor'un pazarı sür eşeğini niğde'ye

after meat mustard[phrase]

geçti bor'un pazarı sür eşeğini niğde'ye

after own heart[phrase]

tam ona göre

after-party[n]
after-school[adj]

okul sonrası,okul dışı

after-shave lotion[n]

aftershave losyonu,tıraş sonrası losyon

afterbirth[n]

plasenta

aftercare[n]

taburcu sonrası bakım

aftereffect[n]

ikincil etki

afterlife[n]

ahiret

aftermarket[n]

yan sanayi,satış sonrası pazar

aftermath[n]

sonuç

afternoon[n]

akşamüstü

afternoon tea[n]

beş çayı

afters[n]

yemek sonrası yenilen tatlı

aftershave[n]

tıraş losyonu

aftershock[n]

artçı şok,ikincil sarsıntı

aftertaste[n]

ağızda kalan tat

afterward[adv]

ardından

afterword[n]

sonsöz

again[adv]

yeniden

again and again[adv]

tekrar tekrar,defalarca

against[prep]

[-e/a] karşı

against all odds[adv]

tüm olanaksızlıklara rağmen

against better judgement[phrase]
against better judgment[phrase]

aklına yatmadığı hâlde

against the clock[phrase]

var gücüyle acele ederek

against the grain[phrase]

akıma karşı

against the wall[phrase]

köşeye sıkışmış

against the wind[adv]

rüzgara karşı,rüzgarın tersine

agama[n]

agama

agamemnon[n]

Agamemnon

agamid[n]

agamidae

agape[adj][n]

ağzı açık,şaşkınlıktan ağzı açık kalmış • agape,koşulsuz ilahi sevgi

agapornis[n]

agapornis,ayrılmaz

agar[n]

agar

agate[n]

akik

agbada[n]

agbada

age[n][v]

yaş • yaşlanmak

age group[n]

yaş grubu,yaş aralığı

age limit[n]

yaş sınırı

age of consent[n]

rıza yaşı,cinsel rüşt yaşı

age out[v]

olgunlaşmak,gelişmek

age-old[adj]

kadim,eski

aged[adj][n]

yaşlı,ihtiyar • yaşlılar,ihtiyarlar

agedness[n]

yaşlılık,ihtiyarlık

ageless[adj]

zamansız,ölümsüz

agency[n]

ajans,kurum

agenda[n]

ajanda

agender[adj]

cinsiyetsiz,cinsiyeti olmayan

agent[n]

ajan,etken

agent bank[n]
agent noun[n]

kılıcı ad

aggieland[n]

Texas A&M Üniversitesi ve çevresindeki topluluğun takma adı,Aggieland (Texas A&M Üniversitesi ve bölgesinin takma adı)

agglomerate[v][n][adj]

toplanmak • küme,yığın • topak,kümelenmiş

agglomeration[n]

yığın,küme

agglutinate[v][adj]
agglutination[n]

aglütinasyon,kümeleşme

agglutinative[adj]
agglutinative language[n]

eklemeli dil

aggrandize[v]

ayrıntılar eklemek

aggravate[v]

kötüleştirmek

aggravated[adj]

kızdırılmış,sinirlendirilmiş

aggravating[adj]

ağırlaştırıcı,kötüleştirici

aggravatingly[adv]

sinir bozucu bir şekilde,rahatsız edici bir biçimde

aggravation[n]

sinirlenme,rahatsızlık

aggregate[adj][n][v]

toplu • toplam • kümeleşmek

aggregate fruit[n]

sinkarp

aggregation[n]

toplama,kümeleme

aggregator[n]

toplayıcı,toplayan kişi

aggress[v]

saldırmak

aggression[n]

saldırganlık, düşmanlık

aggressive[adj]

agresif

aggressive driving[n]

agresif sürüş,tehlikeli sürüş

aggressive inline skating[phrase]
aggressively[adv]

sinirli bir şekilde

aggressiveness[n]
aggressor[n]

saldırgan,agresör

aggrieve[v]

rencide etmek

aggrieved[adj]

mağdur,kırgın

aghast[adj]

ödü patlamış

agile[adj]

çevik

agilely[adv]

çevik bir şekilde,hızla ve hafiflikle

agility[n]

çeviklik

aging[n][adj]

yaşlanma • yaşlanan,yaşlı

agitate[v]

toplumun duygularını körüklemek

agitated[adj]

endişeli

agitation[n]

endişe

agitator[n]

ajitatör,kışkırtıcı

agitprop[n]

agitprop,siyasi propaganda

agleam[adj]

parıldayan,ışıldayan

aglet[n]
aglitter[adj]

parıldayan,pırıl pırıl

aglow[adj]

parıldayan,ışıldayan

agnate[n][adj]
agnostic[n][adj]

bilinemezci • şüphe duyan

agnosticism[n]

agnostisizm,metafizik şüphecilik

ago[adv][adj][prep]

evvel • geçmiş,önceki • önce,evvel

agog[adj]

istekli

LanGeek
Uygulamayı İndir