avant-garde musicaxle
/ 39
avant-garde musicaxle
avant-garde music[n]

avangard müzik

avarice[n]

servet tutkusu

avaricious[adj]

açgözlü, hırslı

avariciously[adv]

açgözlüce, hırslıca

avaritia[n]

açgözlülük,hırs

avatar[n]

avatar

avenge[v]

intikam almak

avenue[n]

cadde

aver[v]

onaylamak

average[adj][n][v]

ortalama • ortalama,vasat • ortalama almak,ortalama tutmak

average out[v]

ortalama olarak dengelemek,ortalama değere ulaşmak

average-looking[adj]

ortalama görünümlü,sıradan

averse[adj]

gönülsüz

aversion[n]

hoşlanmama

aversion therapy[n]

kaçınma terapisi

avert[v]

önlemek

aves[n]

kuşlar

avian[adj]

kuşlara ait,kuşlarla ilgili

avian flu[n]

kuş gribi

aviary[n]

kuş kafesi

aviate[v]

uçak kullanmak,uçmak

aviation[n]

havacılık

aviation medicine[n]

havacılık tıbbı

aviator[n]

pilot

avid[adj]

açgözlü, hevesli

avidity[n]

istek

avidly[adv]

hevesle,şevkle

avionics[n]
avocado[n][adj]

avokado • donuk yeşil

avocation[n]

hobi

avocet[n]

kılıçgaga

avoid[v]

kaçınmak,uzak durmak

avoid like the plague[phrase]

vebadan kaçar gibi kaçmak

avoidable[adj]

kaçınılabilir

avoidance[n]

sakınma

avoidant[adj]

kaçınan, uzak duran

avoirdupois[n]
avouch[v]

doğrulamak,tasdik etmek

avow[v]

açıkça söylemek

avowal[n]

itiraf

avowedly[adv]
avower[n]
avulsion[n]
avuncular[adj]

amca gibi

await[v]

beklemek

awake[adj][v]

uyanık • uyandırmak,uyanmak

awaken[v]

uyandırmak,canlandırmak

awakened[adj]
awakening[n]

uyanma,uyanış

award[n][v]

ödül • ödüllendirmek

award damages[phrase]
award-winning[adj]

ödüllü

aware[adj]

bilinçli

awareness[n]

farkındalık

awash[adj]

su basmış,sular altında

away[adv][adj][n]

uzak • deplasman,misafir • deplasman maçı,deplasman galibiyeti

away from keyboard[phrase]

klavye başında değilim

away game[n]

deplasman maçı

away with the fairies[phrase]

tamamen kendi dünyasında

awe[n][v]

hayranlık,huşu • korkutmak

awe-inspiring[adj]

insanı huşu içinde bırakan

aweary[adj]

yorulmuş,bitkin

awed[adj]
aweigh[adj]
aweless[adj]
awesome[adj][adv]

müthiş • etkileyici bir şekilde,harika bir şekilde

awesomely[adv]

müthiş bir şekilde,harika bir şekilde

awesomesauce[adj]

müthişten de daha müthiş

awful[adj][adv]

berbat • korkunç derecede,son derece

awfully[adv]

çok

awhile[adv]

kısa bir süre için

awkward[adj]

mahcup eden

awkward customer[n]

zor müşteri,sorunlu müşteri

awkwardly[adv]

beceriksizce

awl[n]

biz,iğne

awn hair[n]

kıllı çıkıntı

awning[n]

tente,güneşlik

awning window[n]

panjur pencere

awol[adj]

izinsiz firarda

awry[adv][adj]

ters,yanlış • eğri,yamuk

ax[n][v]

balta • son vermek

ax to grind[phrase]

gizli kişisel çıkar

axe[n]

axé

axe to grind[phrase]
axe wound[n]

balta yarası,balta kesiği

axel[n]

bir Axel,bir Axel atlayışı

axial[adj]

eksenel,eksene ilişkin

axial cut[n]

eksenel kesit

axial muscle[n]

aksiyal kas

axial skeleton[n]

eksenel iskelet

axilla[n]

koltuk altı,aksiller çukur

axillary artery[n]

kol atardamarı

axillary cavity[n]

aksiller boşluk,koltuk altı

axillary fossa[n]

aksiller çukur,koltuk altı çukuru

axillary vein[n]

koltukaltı toplardamarı

axiom[n]

belit

axiomatic[adj]

aksiyomatik

axis[n]

eksen

axis of rotation[n]

dönme ekseni,rotasyon ekseni

axle[n]

aks,dingil

LanGeek
Uygulamayı İndir