annuityanthropomorphic
/ 39
annuityanthropomorphic
annuity[n]

yıllık ödenek

annul[v]

sonlandırmak (evlilik)

annular[adj]

halka şeklinde,yüzük şeklinde

annular eclipse[n]

halkalı güneş tutulması,yüzük şeklinde güneş tutulması

annular vault[n]

halka tonoz

annulet[n]

süs halkası

annulment[n]

yürürlükten kaldırma

annulus[n]

halka,yaka

annunciation[n]

müjde,Meryem'e Müjde

anode[n]

anot

anodyne[n][adj]

ağrı kesici • ağrı kesici,analjezik

anoint[v]

meshetmek

anole[n]

anole kertenkelesi

anomalous[adj]

anormal

anomalously[adv]

anormal bir şekilde

anomaly[n]

kuraldışılık

anomia[n]

anomia,Anomiidae familyasının tip cinsi: eyer istiridyeleri

anomie[n]

anomi,toplumsal çözülme

anon[adv]

yakında,birazdan

anon.[adj]

anonim,isimsiz

anonymity[n]

anonimlik

anonymize[v]

anonimleştirmek

anonymous[adj]

anonim

anonymouse[n]

anonymouse,anonim kullanıcı

anonymously[adv]

isimsiz bir şekilde

anopheline[adj][n]
anorak[n]

anorak,kapüşonlu rüzgarlık

anorexia[n]

iştahsızlık

anorexia nervosa[n]

anoreksiya nervoza

anorexic[n][adj]

iştahsız kimse • anoreksik

anosmic[adj]
another[adj][det][pron]

başka bir • bir diğeri • başka bir,diğer bir

another day another dollar[phrase]

yine aynı döngü

anseriformes[n]

kazsılar

anserine[adj]
answer[v][n]

cevap vermek • cevap

answer back[v]

cevap vermek,karşılık vermek

answer for[v]

bir şeyden sorumlu olmak

answer key[n]

cevap anahtarı

answer prayers[phrase]

dualarının karşılığı

answer the call of nature[phrase]

tuvalet ihtiyacını gidermek

answer to[v]

hesap vermek,açıklama yapmak

answer to the name of[phrase]
answerable[adj]
answering machine[n]

telesekreter

answerphone[n]

telesekreter

ant[n]

karınca

ant lion[n]

karınca aslanı

anta[n]

ante

antacid[n][adj]

antiasit • antasit,asit nötralize edici

antagonism[n]

karşıtlık

antagonist[n]

antagonist (terim)

antagonistic[adj]

husumet taraftarı

antagonize[v]

düşman etmek

antanaclasis[n]

kelime tekrarı

antarctic[n][adj]

Antartika • güney kutbuna ait

antarctic circle[n]

Antarktika dairesi,Güney Kutup Dairesi

antarctic continent[n]

Antarktika kıtası,Antarktika

antarctic zone[n]

antarktik bölge,güney kutup bölgesi

antarctica[n]

Antarktika

ante[n][v]

pokerde kart almadan ortaya konulan para • payını koymak

ante up[v]

borcunu ode,gereken miktarı öde

anteater[n]

karınca yiyen

antecede[v]

-den önde olmak

antecedent[n][adj]

öncül,selef • önceki,öncel

antecedently[adv]

önceden,daha önce

antechamber[n]

giriş salonu

antechinus[n]

antechinus

antedate[v]

önce gelmek

antediluvian[n][adj]

tufan öncesi insanı,tufan öncesi atalar • tufandan önceki,Nuh Tufanı'ndan önceki

antefix[n]

antefiks

antelope[n]

antilop

antemeridian[adj]

öğleden önce olan

antenatal[adj]

doğumdan önceki

antenna[n]

anten

antepenultimate[n][adj]
anterior[adj][n]

öndeki • ön diş,kesici diş

anterior chamber[n]

kornea ve göz irisi arasındaki boşluk

anterior cranial fossa[n]

anterior cranial fossa

anterior naris[n]

ön burun deliği,ön nazal açıklık

anterior tibial artery[n]

tibiyal ön atardamar

anterior tibial vein[n]

tibiyal ön ven

anteriority[n]
anteroom[n]

bekleme odası

anthem[n]

milli marş

anthemion[n]

palmet

anthemis nobilis[n]

Anthemis nobilis,Roma papatyası

anthill[n]

karınca yuvası

anthology[n]

seçmeler

anthracite[n]

antrasit

anthrax[n]

karakabarcık

anthropocentric[adj]

insan merkezli

anthropocentrism[n]

insanmerkezcilik

anthropogenic[adj]

antropojenik,insan kaynaklı

anthropoid[adj][n]

antropoid • antropoit,insansı maymun

anthropological[adj]

antropolojik,antropolojiyle ilgili

anthropological linguistics[n]

antropolojik dilbilim

anthropologist[n]

insanbilimci

anthropology[n]

insanbilim

anthropomorphic[adj]

insan biçimcilikle ilgili

LanGeek
Uygulamayı İndir