advantageaesthetic movement
/ 39
advantageaesthetic movement
advantage[n][v]

avantaj • avantaj sağlamak,yarar sağlamak

advantaged[adj]

üstün

advantageous[adj]

avantajlı,faydalı

advantageously[adv]

avantajlı bir şekilde

advent[n]

geliş

adventitious[adj]

tesadüfen

adventure[n][v]

macera • macera atılmak,risk almak

adventure board game[n]

maceralı masa oyunu

adventure fiction[n]

macera romanı

adventure film[n]

macera filmi

adventure game[n]

macera oyunu

adventure holiday[n]

macera tatili,aventür tatili

adventure playground[n]

macera oyun alanı,serüven oyun parkı

adventure story[n]

macera hikayesi

adventurer[n]

maceraperest,kaşif

adventurous[adj]

maceracı

adverb[n]

zarf

adverb of degree[phrase]

derece zarfı

adverb of frequency[phrase]

sıklık zarfı

adverb of manner[phrase]

niteleme zarfı

adverb of time[phrase]

zaman zarfı

adverb prepositional phrase[n]

zarf edat öbeği

adverbial[adj][n]

zarf niteliğinde • zarf niteliğindeki ifade

adverbial genitive[n]

zarf tamlayıcısı

adverbial noun[n]

zarflayıcı isim

adverbial phrase[n]

zarf niteliğinde ifade

adversary[n]

rakip

adverse[adj]

olumsuz

adversely[adv]

olumsuz bir şekilde, zararlı bir şekilde

adversity[n]

son derece zor bir durum

advert[v]

ima etmek,gönderme yapmak

advertently[adv]

kasıtlı olarak,bilinçli bir şekilde

advertise[v]

reklam yapmak

advertisement[n]

reklam

advertiser[n]

reklamcı

advertising[n]

reklam

advertising agency[n]

reklam ajansı

advertising campaign[n]

reklam kampanyası

advertorial[n]

reklam kuşağı

advice[n]

nasihat

advice column[n]

gazetede tavsiyeler veren köşe yazısı

advice columnist[n]

köşe yazarı psikolog

advisable[adj]

tavsiye edilen,önerilen

advise[v]

tavsiyede bulunmak

advised[adj]
advisedly[adv]

düşünülerek,bilinçli bir şekilde

advisee[n]

danışan,öğrenci danışan

advisement[n]

dikkatli değerlendirme

adviser[n]

danışman

advisor[n]

danışman

advisory[n][adj]

uyarı,ikaz • akıl veren

advisory speed limit[n]

tavsiye edilen hız sınırı,önerilen azami hız

advocaat[n]

advocaat

advocacy[n]

taraftarlık

advocacy journalism[n]

yandaş gazetecilik

advocate[v][n]

savunmak • avukat

adynamic[adj]
adzuki bean[n]

adzuki fasulyesi

aedes albopictus[n]

Aedes albopictus,kaplan sivrisineği

aegis[n]

koruma

aeonian[adj]

jeolojik eon ile ilgili,sonsuz

aepyceros melampus[n]

aepyceros melampus,oluklu kavisli boynuzları olan Afrika antilobu; muazzam sıçrayışlarla hareket eder

aerate[v]

havalandırmak,oksijenlendirmek

aerated[adj]
aeration[n]

havalandırma

aerial[n][adj]

hava pası,uzun pas • havai

aerial hoop[n]

aerial hoop

aerial perspective[n]

atmosferik perspektif

aerial photography[n]

hava fotoğrafcılığı

aerial silk[n]

aerial silk

aerie[n]

yırtıcı kuş yuvası

aeriform[adj]
aero blue[adj]

camgöbeği yeşili

aerobatics[n]

hava akrobasisi,hava manevraları

aerobic[adj]

aerobik,oksijene ihtiyaç duyan

aerobic exercise[n]

aerobik egzersiz

aerobics[n]

aerobik

aerodrome[n]

aerodrom,havaalanı

aerodynamic[adj]

aerodinamik,hava direnci veya sürtünmeyi azaltmaya yönelik

aerodynamics[n]

aerodinamik

aeroembolism[n]
aeronaut[n]

pilot

aeronautical[adj]
aeronautical engineering[n]
aeronautics[n]

havacılık,aeronotik bilim

aerophobia[n]

uçma korkusu

aeroponic[adj]

aeroponik,aeroponi ile ilgili

aerosledge[n]

hava yastıklı kızak,aerokızak

aerosol[n]

aerosol

aerosol bomb[n]

aerosol bombası,aerosol sprey

aerosol can[n]

aerosol kutusu,sprey kutusu

aerosol container[n]

aerosol kabı,aerosol konteyneri

aerosol paint[n]

aerosol boya

aerospace[n]

atmosfer ve dışındaki boşluk

aerospace engineer[n]

havacılık ve uzay mühendisi,aerozay mühendisi

aery[adj]

eterik,maddesiz

aesthete[n]

estetikçi

aesthetic[adj][n]

estetik • estetik,estetik kuramı

aesthetic medicine[n]

estetik tıp

aesthetic movement[n]

estetizm

LanGeek
Uygulamayı İndir