anthropomorphismantler
/ 39
anthropomorphismantler
anthropomorphism[n]

insan biçimcilik

anthropomorphous[adj]

insanbiçimli

anthus[n]

incir kuşu,anthus

anti[adj][n][prep]

anti,karşı • karşıt,muhalif • anti

anti-aging serum[n]

anti-aging serum

anti-bias curriculum[n]

önyargı karşıtı müfredat,anti-bias eğitim programı

anti-corruption[adj]

yolsuzluk karşıtı

anti-flash white[adj]

açık camgöbeği mavisi

anti-government[adj]

hükümet karşıtı

anti-inflammatory[n]

anti-inflamatuar

anti-inflammatory drug[n]

iltihap önleyici ilaç,anti-enflamatuar ilaç

anti-intellectual[adj][n]
anti-intrusion bar[n]

anti-sızma çubuğu,sızmayı önleyici koruma çubuğu

anti-lock braking system[n]

kilitlenmeyi önleyici fren sistemi,ABS (kilitlenmeyi önleyici fren sistemi)

anti-nuclear[adj]

nükleer karşıtı

anti-racism[n]

ırkçılık karşıtlığı,ırkçılıkla mücadele

anti-racist[n][adj]

ırkçılık karşıtı,ırkçılık karşıtı kişi • ırkçılık karşıtı,ırk ayrımcılığına karşı

anti-roll bar[n]

dengeleyici çubuk,anti-roll bar

anti-royalist[n]

ülkesinin krallık tarafından yönetilmesine karşı çıkan kişi

anti-semite[n][adj]
anti-slavery[adj]

kölelik karşıtı,köleliğe karşı

anti-virus program[n]

anti virüs programı

anti-war[adj]

savaş karşıtı,barış yanlısı

antiacid[n]

antasit,asit nötralize edici

antiaircraft[n][adj]
antibacterial[n][adj]

antibakteriyel,antibiyotik • antibakteriyel

antibiotic[adj][n]

antibiyotik • antibiyotik

antibiotic drug[n]

antibiyotik ilaç,antibiyotik

antibody[n]

antikor

antic[adj][n][v]

tuhaf • soytarılık,palyaçoluk • maskaralık yapmak

anticaking agent[n]

topaklanma önleyici

anticausative verb[n]

nedensellik karşıtı fiil

antichrist[n]

deccal

anticipant[n][adj]
anticipate[v]

tahmin etmek

anticipated[adj]

beklenen,umulan

anticipation[n]

beklenti

anticlimactic[adj]
anticlimax[n]
anticlockwise[adj][adv]

saat yönünün tersine,saat yönü tersi • saat yönünün tersine,saat yönünün aksi yönde

anticoagulant[n]

antikoagülan

anticyclone[n]

antisiklon

antidepressant[n][adj]

antidepresan • antidepresan

antidiuretic hormone[n]

antidiüretik hormon

antidote[n]

panzehir

antifoaming agent[n]

köpük önleyici madde

antifreeze[n]

antifriz,donma önleyici sıvı

antifungal[n][adj]
antigen[n]

antijen

antigen-presenting cell[n]

antijen sunucu hücreler

antihelix[n]

antiheliks

antihero[n]

antikahraman

antihistamine[n]

antihistaminik

antiknock[n][adj]
antimacassar[n]
antimatter[n]

antimadde

antimetabole[n]

ters yineleme

antimicrobial[n][adj]

antimikrobiyal,mikrop öldürücü • antimikrobiyal,mikrop öldürücü

antimicrobic[n][adj]
antineoplastic[adj][n]
antinovel[n]

anti roman

antioxidant[n]

antioksidan

antipassive voice[n]

nesnesiz cümle

antipasto[n]

meze

antipathetic[adj]

karşıt

antipathetical[adj]
antipathy[n]

antipati

antiperspirant[n]
antiphon[n]

antifon

antiphonal[n][adj]
antiphonary[n][adj]
antiphony[n]

karşılıklı okunan ilâhi

antipodal[n][adj]
antipode[n]

antipod,karşıt nokta

antipodes[n]

yerkürenin tam tersindeki yer

antipyretic[n][adj]

antipiretik,ateş düşürücü • antipiretik,ateş düşürücü

antiquarian[n][adj]
antiquary[n]

antikacı

antiquate[v]

eski veya antika bir görünüm vermek

antiquated[adj]

modası geçmiş

antique[adj][n][v]

antika • antika,eski eser • eskitmek,antik görünüm vermek

antique brass[adj]

hafif altın tonlu koyu kahverengi

antique white[adj]

antik beyaz

antiquity[n]

antik çağ

antiretroviral[adj]

retrovirüslere karşı etkili olan

antisemitic[adj]

antisemitik,Yahudi karşıtı

antisepsis[n]
antiseptic[adj][n]

antiseptik • antiseptik madde

antisocial[adj]

anti sosyal

antispasmodic[n]

spazm giderici

antistrophe[n]

antik yunan koro övgülerinin ikinci bölümü

antithesis[n]

karşı tez

antitoxin[n]

antitoksin

antitragus[n]

dış kulak arkası

antitype[n]
antitypical[adj]
antivaccine[adj]

aşı karşıtı

antiviral[n][adj]

antiviral ilaç • antiviral

antivirus[adj]

antivirüs

antler[n]

geyik boynuzu

LanGeek
Uygulamayı İndir