artistic swimmingashcan
/ 39
artistic swimmingashcan
artistic swimming[n]

artistik yüzme,senkronize yüzme

artless[adj]

sade

arts[n]

sanatlar

arts and crafts[n]

sanat ve el işleri,el sanatları

arts and crafts architecture[n]

Sanatlar ve Zanaatler mimarisi

arts and crafts movement[n]

sanat ve el sanatları akımı

artsy[adj]

sanatsal

artwork[n]

sanat eseri

arugula[n]

roka

arugula salad[n]

roka salatası

arvicola amphibius[n]

arvicola amphibius,yaygın büyük Avrasya tarla faresi

as[adv][conj][prep]

gibi • -ar/er ken • olarak,şeklinde

as a consequence[adv]

sonuç olarak, bu nedenle

as a group[adv]

toplu olarak,grup halinde

as a matter of fact[phrase]

doğrusu

as a matter of form[phrase]

sırf formalite icabı

as a point of fact[adv]

aslında,gerçekte

as a result[adv]

bu nedenle

as a rule[adv]

kural olarak,genellikle

as a side note[adv]

dipnot olarak,bu arada

as and when[conj]

gerektiğinde,ihtiyaç duyuldukça

as between[prep]

arasında,ile ilgili olarak

as common as dirt[adj]

çok yaygın,sıradan

as different as night and day[phrase]
as far as[prep][conj]

kadar,olduğu kadar • bildiğimiz kadarıyla,olduğu sürece

as far as i know[phrase]

bildiğim kadarıyla

as far as is concerned[phrase]

a/e göre

as for[prep]

gelince,hakkında

as go[phrase]
as good be an addled egg as an idle bird[phrase]

tembel insan, çürük yumurtadan daha faydasızdır

as hell[adv]

çok fazla,aşırı

as i live and breathe[phrase]

bak sen kimler gelmiş!

as if[conj]

sanki,güya

as it happens[adv]

aslında,tesadüfen

as it is[adv]

olduğu gibi,mevcut durumda

as likely as not[phrase]

büyük bir olasılıkla

as long as[adv][conj]

olduğu sürece,şartıyla • olduğu sürece,sürece

as luck would have it[adv]

şans eseri

as much as[prep][conj]

kadar • kadar,denli

as much as possible[phrase]
as of[prep]

itibariyle,olarak

as opposed to[prep]

aksine,karşıt olarak

as per[prep]

uygun olarak,göre

as per usual[adv]

her zamanki gibi,alışıldığı üzere

as pleases[phrase]
as regards[prep]

hakkında,ile ilgili olarak

as sin[phrase]

acayip

as soon as[conj]

işi bitir bitirmez,hemen sonra

as such[adv]

olduğu gibi,tam anlamıyla

as the crow flies[phrase]

kuş uçuşu

as they come[phrase]
as though[conj]

sanki,güya

as time goes on[phrase]
as to[prep]

hakkında,konusunda

as usual[adv]

her zamanki gibi,alışıldığı üzere

as well[adv]

ilave olarak

as well as[prep]

yanı sıra, kadar da

as yet[adv]

şimdiye kadar,bugüne kadar

as you make your bed so you must lie on it[sentence]

kendi düşen ağlamaz

as-level[n]

AS seviyesi,AS seviye sınavı

asajew[n]

ihanetle suçlanan Yahudi,hain Yahudi

asamiya[n]

Asamca,Assam halkı tarafından konuşulan Magadhan dili; Bengalce ile yakından ilişkili

asap[adv]

olabildiğince çabuk

asbestos[n]

asbestos

ascend[v]

yükselmek,tırmanmak

ascendance[n]

yükseliş,hakimiyet

ascendancy[n]

üstünlük,hakimiyet

ascendant[n][adj]

ata,ced • yükselen

ascendent[n][adj]
ascender[n]
ascending[adj]

yükselen,çıkan

ascending cholangitis[n]

yükselen kolanjit,yükselen safra yolu iltihabı

ascending colon[n]

çıkan kolon

ascension[n]

yükselme

ascent[n]

yükseliş

ascertain[v]

belirlemek

ascetic[n][adj]

sofu • münzevi

ascetical[adj]
asceticism[n]

asetizm,sofularlık

ascorbic acid[n]

askorbik asit

ascot[n]

boyun atkısı

ascribe[v]

bilmek

ascribe to[v]

atfetmek,yüklemek

aseptic[adj]

steril

asexual[adj]

aseksüel

asexual reproduction[n]

eşeysiz üreme

asexuality[n]

cinsiyetsizlik

asexually[adv]

eşeysiz olarak

asexy[adj]

asexy,aseksüel çekici

asgard[n]

Asgard

ash[n][v]

kül,yanmış madde artığı • küle çevirmek,yakıp kül etmek

ash bin[n]

çöp kutusu,çöp bidonu

ash blond[adj]

kül sarışın

ash blonde[n]

kül rengi sarışın,platin sarışın

ash gray[n][adj]

kül grisi,kül rengi • kül rengi

ash tree[n]

dişbudak ağacı,dişbudak

ash-bin[n]

çöp kutusu,çöp bidonu

ashamed[adj]

mahcup

ashbin[n]

çöp kutusu,çöp bidonu

ashcan[n]

çöp kutusu,çöp bidonu

LanGeek
Uygulamayı İndir