air-conditionalcoholism
/ 39
air-conditionalcoholism
air-condition[v]

iklimlendirmek,havayı koşullandırmak

air-conditioned[adj]

havalandırmalı

air-dry[adj][v]

havada kuruyan,havada kurutulmuş

air-to-ground missile[n]

havadan karaya füze

airbag[n]

hava yastığı,airbag

airbase[n]

hava üssü

airbnb[n]

insanların evlerini, dairelerini veya odalarını genellikle kısa süreli konaklamalar için misafirlere kiralamasına izin veren çevrimiçi bir platform,kişilerin konutlarını kısa süreliğine gezginlere kiralamasına olanak tanıyan bir web sitesi

airborne[adj]

havada taşınan,hava yoluyla yayılan

airbrush[n][v]

havalı püskürtme • hava fırçası ile boyamak,hava fırçası kullanmak

airbus[n]

airbus

aircheck[n]

kalite kontrol amacıyla radyo veya televizyondan alınan kayıt

aircraft[n]

uçak

aircraft carrier[n]

uçak gemisi,hava gemisi

aircraft mechanic[n]
aircrew[n]

hava mürettebatı,uçuş ekibi

airdrome[n]

havaalanı,uçak alanı

airer[n]

elbise kurutma askısı

airfare[n]

uçak bileti ücreti

airfield[n]

askeri havaalanı

airflow[n]

hava akışı,hava dolaşımı

airfreight[v]

havayolu ile taşımak,uçakla göndermek

airhead[n]

hava indirme köprübaşı,hava köprüsü

airheaded[adj]

havasız,boş kafalı

airily[adv]

havalı bir şekilde,kayıtsızca

airiness[n]
airing[n]

havalandırma,ventilasyon

airing cupboard[n]

kurutma dolabı

airless[adj]

havasız

airline[n]

havayolu

airline business[n]

havayolu şirketi,hava taşımacılığı işletmesi

airline meal[n]

uçak yemeği

airliner[n]

yolcu uçağı

airman[n]

havacı,pilot

airplane[n]

uçak

airplane propeller[n]

uçak pervanesi,hava aracı pervanesi

airport[n]

havaalanı

airport bus[n]

havaalanı otobüsü,havaalanı servisi

airport novel[n]

havalimanı romanı

airport terminal[n]

havalimanı terminali

airs and graces[phrase]

havalı tavırlar

airship[n]
airsick[adj]

uçak tutmuş

airsickness[n]

hastalık,uçak tutması

airside[n]
airspace[n]
airstrip[n]

uçuş pisti

airtanker[n]

hava tankeri,su bombacısı

airtight[adj]
airtime[n]

yayın süresi

airwaves[n]

radyo dalgaları

airway[n]

solunum yolu

airworthy[adj]
airy[adj]

havadar,ferahlatıcı

aisle[n]

koridor

aisle seat[n]

koridor koltuk

ajoblanco[n]

ajoblanco

akee[n]

akee,aki meyvesi

akimbo[adv][adj]
akin[adj]

benzer

aku[n]

Aku,Güneybatı Nijerya'da Yorubalar tarafından konuşulan bir Kwa dili

al dente[adj]

dişe gelecek şekilde haşlanmış

al desko[adv]

kendi masasında (yemek yemek)

ala[n]
alabaster[adj]

çok açık beyaz

alacrity[n]

şevk

alanine transaminase[n]

alanin transaminaz

alar[n][adj]
alarm[n][v]

alarm • korkutmak

alarm bell[n]

alarm zili

alarm clock[n]

çalar saat

alarmed[adj]

endişeli

alarming[adj]

korkutucu

alarmingly[adv]

endişe verici bir şekilde

alaskan[n][adj]
alaudidae[n]

tarla kuşları

albanian[n][adj]

Arnavutça,Arnavut dili • Arnavut

albatross[n]

albatros

albeit[conj]

gerçi,olsa da

albinal[adj]

albinizm ile ilgili,albinizmden etkilenmiş

albinic[adj]

albinik,albinizm ile ilgili

albinism[n]

albinizm

albinistic[adj]

albinolu,albinizm ile ilgili

albino[n]

albino

albinotic[adj]

albinolu,albinizm ile ilgili

album[n]

albüm

albumen[n]

albümin,yumurta akı

albumin[n]

albümin

albumin blood test[n]

albumin kan testi

albuterol[n]

salbutamol

alca torda[n]

alk,alca torda

alcedinidae[n]

alcedinidae,yalıçapkınıgiller

alchemy[n]

simya

alcohol[n]

alkollü içecek

alcohol abuse[n]

alkol bağımlılığı

alcohol-dependent[adj]

alkole bağımlı,alkolik

alcoholic[n][adj]

alkolik • alkollü

alcoholic beverage[n]

alkollü içecek

alcoholic drink[n]

alkollü içki

alcoholics anonymous[n]

adsız alkolikler

alcoholism[n]

alkolizm

LanGeek
Uygulamayı İndir