argumentativearrive
/ 39
argumentativearrive
argumentative[adj]

münakaşacı

argus[n]

argus kelebeği

argus-eyed[adj]

tetikte,gözü açık

aria[n]

aria

ariadne[n]

Ariadne

arid[adj]

çorak

aridity[n]

kuraklık,verimsizlik

aridness[n]

kuraklık,çoraklık

aright[adv]

doğru bir şekilde, uygun bir şekilde

aril[n]

aril,tohumların etli örtüsü

arimaa[n]

Arimaa

arise[v]

meydana çıkmak

aristo[n]

Nijeryalı zengin,Nijeryalı zengin adam

aristocracy[n]

aristokrasi

aristocrat[n]

aristokrat

aristocratic[adj]

aristokratik,asil

aristotelian[adj][n]

Aristocu,Aristotelesçi • aristotelesçi,Aristoteles takipçisi

arithmetic[n][adj]

aritmetik • aritmetik

arithmetic sequence[n]

aritmetik dizi,aritmetik sıra

arizona[n]

Arizona,Arizona eyaleti

ark of the covenant[n]

Ahit Sandığı

arkansas[n]

Arkansas,Arkansas eyaleti

arm[n][v]

kol • silahlandırmak,savaşa hazırlanmak

arm of the law[phrase]

kanunun pençesi

arm pad[n]

kolçak,dirseklik

arm to the teeth[phrase]

eksiksiz hazır olmak

arm-twisting[n]

zorlama

arm's length[phrase]
armada[n]

donanma

armadillo[n]

armadillo

armagnac[n]

armanyak

armament[n]

silah

armature[n]

endüvi,armatür

armband[n]

pazıbent

armchair[n][adj]

koltuk • koltuk,koltuğundan

armchair ceo[n]

koltuk CEO'su,koltuk genel müdürü

armed[adj]

silahlı

armed forces[n]

askeri kuvvetler

armed robbery[n]

silahlı soygun

armed to the teeth[phrase]

ağır silahlı

armenia[n]

Ermenistan,Ermenistan Cumhuriyeti

armenian[n][adj]

Ermenice,Ermeni dili • Ermeni

armenian alphabet[n]

Ermeni alfabesi

armenian language[n]

Ermenice,Ermeni dili

armful[n]

kucak dolusu

armhole[n]

kol oyuğu

armillary sphere[n]

halkalı küre,armillary küre

armistice[n]

ateşkes

armlet[n]

pazıbent

armoire[n]

giysi dolabı

armor[n][v]

zırh • zırhla donatmak,zırhla korumak

armor class[n]

zırh sınıfı

armored[adj]

zırhlı,korunaklı

armored cable[n]

zırhlı kablo

armored car[n]

zırhlı araç,zırhlı araba

armored combat vehicle[n]

zırhlı muharebe aracı,tank

armory[n]

cephanelik

armpit[n]

koltuk altı

armrest[n]

kol desteği

arms[n]

silahlar

arms control[n]

silah kontrolü,silah düzenlemesi

army[n]

ordu

army ant[n]

ordu karıncası

army green[adj]

sarımsı yeşil

army tank[n]

tank,zırhlı savaş aracı

aro-ace[n]

aro-ace,aromantik ve aseksüel kişi

aroma[n]

aroma,koku

aromatherapist[n]

aromaterapist

aromatherapy[n]

aromaterapi

aromatic[adj][n]

aromatik,hoş kokulu • aromatik,aromatik bileşik

aromatic compound[n]

aromatik bileşik,aromatik hidrokarbon

aromatic hydrocarbon[n]

aromatik hidrokarbon,aromatik bileşik

around[adv][prep][adj]

yaklaşık • etrafında • mevcut,dolaşımda

around the bend[phrase]

aklı başında değil

around the clock[adj]

gece gündüz

around the corner[phrase]

hemen köşede

around the world[phrase]
arousal[n]

uyandırma,teşvik

arouse[v]

tahrik etmek

arouse interest[phrase]
aroused[adj]

teşvik edilmiş,heyecanlandırılmış

arpeggio[n]

arpej

arraign[v]

mahkemeye çağırmak

arrange[v]

planlamak

arranged[adj]

düzenlenmiş

arranged marriage[n]

görücü usulü evlilik,ayarlanmış evlilik

arrangement[n]

anlaşma

arrant[adj]

katıksız

arras[n]

duvar halısı

array[n][v]

düzen,diziliş • düzenlemek,sıralamak

arrears[n]

gecikmiş borç

arrest[v][n]

tutuklamak • tutuklama

arrester bed[n]

durdurma yatağı,acil durdurma alanı

arrhythmic[adj]

aritmik,düzensiz

arris[n]

pervaz kenarı

arrival[n]

bir hedefe ulaşma

arrival hall[n]

varış salonu

arrivals[n]

varışlar,varış terminali

arrivals hall[n]
arrive[v]

varmak

LanGeek
Uygulamayı İndir