array
a
ə
ē
rray
ˈreɪ
rei
todaysplaysautevalet

"array"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Array
01

düzen, diziliş

a structured or organized layout of objects, people, or data in a specific pattern or sequence 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
arrays
Örnekler
The store displayed an array of colorful fruits neatly arranged. 

Mağaza, düzenli bir şekilde yerleştirilmiş renkli meyvelerin bir dizisini sergiledi.

02

etkileyici bir çeşitlilik, dikkat çekici bir yelpaze

a striking or remarkable collection of things presented together 
Örnekler
The buffet offered an impressive array of international dishes. 

Büfe, etkileyici bir dizi uluslararası yemek sunuyordu.

03

süslü giysi, donanım

elegant, richly adorned, or ceremonial clothing, often used in historical or poetic contexts 
Örnekler
The knights rode into battle in splendid array. 

Şövalyeler savaşa muhteşem bir düzen içinde girdiler.

04

matris

a group of numbers, mathematical symbols or values, arranged in columns and rows 
Örnekler
The program stores values in a two-dimensional array. 

Program, değerleri iki boyutlu bir dizi içinde saklar.

05

anten dizisi, anten ağı

a system of multiple antennas positioned in a specific pattern to focus or enhance signal reception or transmission 
Örnekler
The satellite uses an advanced array of antennas for better coverage. 

Uydu, daha iyi kapsama için gelişmiş bir anten dizisi kullanır.

to array
01

düzenlemek, sıralamak

to organize or lay out objects, people, or ideas in an orderly way 
Transitive: to array sb/sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
array
3. tekil kişi
arrays
şimdiki zaman ortacı
arraying
basit geçmiş zaman
arrayed
geçmiş zaman ortacı
arrayed
Örnekler
The commander arrayed the troops in perfect formation. 

Komutan birlikleri mükemmel bir düzende sıraladı.

02

saf tutmak, taraf olmak

to associate or position oneself in support of a particular side, ideology, or organization 
Transitive: to array oneself with a movement or idea
Intransitive: to array behind a movement or idea
Örnekler
He arrayed himself with the reformist movement. 

Kendini reformcu hareketle sıraladı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store