arbitrationargumentation
/ 39
arbitrationargumentation
arbitration[n]

tahkim

arbitrator[n]

hakem

arbor[n]

pergola

arboreal[adj]

ağaçlık

arboreous[adj]
arboretum[n]

arboretum,ağaç müzesi

arboriculture[n]

ağaç yetiştiriciliği

arc[n][v]

elektrik arkı,ark • kavis çizmek,yay şeklinde hareket etmek

arc pair grammar[n]

arc pair dilbilgisi

arc-fault circuit interrupter[n]

ark hatası algılama cihazı

arcade[n]

arkat

arcadian[adj]
arcane[adj]

gizemli

arcature[n]

arkat

arch[n][v][adj]

kemer (mimarlık) • kavis oluşturmak,eğmek • kurnaz,alaycı

arch bridge[n]

kemer köprü

archaeobotanist[n]

arkeobotanist,paleobotanist

archaeon[v]
archaic[adj]

geçmişe ait

archaic pronoun[n]

eski zamir

archaic verb[n]

eski fiil

archaist[n]
archangel[n]

büyük melekler

archbishop[n]

başpiskopos

archdeacon[n]

başdiyakoz

archean eon[n]
arched[adj]

kemerli

arched window[n]

kemerli pencere

archeological[adj]

arkeolojik

archeologist[n]

arkeolog

archeology[n]

arkeoloji

archeozoic[n][adj]
archeozoic eon[n]
archer[n]

Yay,Yay burcu

archery[n]

okçuluk

archetypal[adj]

arketipal,örnek teşkil eden

archetype[n]

arketip

archimedean solid[n]

arşimet cismi

archipelagic[adj]

takımadaya ait,takımada ile ilgili

archipelago[n]

takımadalar

architect[n]

mimar

architect's scale[n]

mimar cetveli

architectural[adj]

mimarlıkla ilgili

architectural engineering[n]

mimari mühendislik

architectural technician[n]

mimari teknisyen

architecturally[adv]

mimari olarak

architecture[n]

mimarlık

architrave[n]

arşitrav

archival[adj]

arşivsel

archive[n][v]

arşiv • arşivlemek,kayıt altına almak

archivist[n]
archivolt[n]

arşivolt

archway[n]

kemeraltı yolu

arcsecond[n]

arksaniye,açısal saniye

arctic[n][adj]

Kuzey Kutup bölgesi • arktik,buz gibi

arctic circle[n]

kutup dairesi,arktik daire

arctic fox[n]

kutup tilkisi

arctic hare[n]

kutup tavşanı

arctic tern[n]

kuzey sumrusu

arctic wolf[n]

kutup kurdu

arctic zone[n]

arktik bölge,kuzey kutup bölgesi

arctictis bintourong[n]

uzun kavrayıcı kuyruğu ve dağınık siyah kılları olan Asya'nın ağaçsıl misk kedisi,binturong

arcuate artery[n]

ayakta bulunan kıvrımlı bir arter

ardah[n]

ardah dansı

ardeidae[n]

balıkçılgiller,balıkçıllar; ak balıkçıllar; gece balıkçılları; balabanlar

ardent[adj]

coşkulu

ardor[n]

şevk

arduous[adj]

çetin

area[n]

bölge

area code[n]

bölge kodu

area of effect[phrase]

etki alanı

area rug[n]

parça halı

area studies[n]

bölge çalışmaları,alan araştırmaları

areca nut[n]

betel cevizi

arena[n]

alan,saha

arena football[n]

arena futbolu,kapalı futbol

arenaceous[adj]

kumlu,areneli

areola[n]
ares[n]

Ares

argali[n]

argali

argent[n][adj]

gümüş • gümüşi

argentina[n]

Arjantin

argentine[adj][n]

arjantinli • argentina,gümüş balığı

argentine ant[n]

arjantin karıncası

argentine tango[n]

Arjantin tangosu

argentinian[adj][n]

arjantinli • arjantinli

argentinian blue[adj]

Arjantin mavisi

argillite[n]

argilit,kil taşı

argiope aurantia[n]

argiope aurantia,yaygın olarak dağılmış bir Kuzey Amerika bahçe örümceği

argonaut[n]
argot[n]

argo,jargon

arguable[adj]

şüphe yaratan

arguably[adv]

muhtemelen

argue[v]

tartışmak

argue into[v]

ikna etmek

argue out[v]

birini yapacağı işten vazgeçtirmek

argue the toss[phrase]

karar verildikten sonra tartışmak

argue with[v]

karşı çıkmak

argument[n]

tartışma

argumentation[n]

uslamlama

LanGeek
Uygulamayı İndir