aestheticsafter
/ 39
aestheticsafter
aesthetics[n]

estetik ilmi

afaic[phrase]

bildiğim kadarıyla

afar[adv]

uzaktan,uzakta

affable[adj]

nazik

affair[n]

mesele,konu

affaire[n]

ilişki

affaire d'honneur[n]

onur meselesi

affairs[n]
affect[v][n]

etkilemek • duygu,his

affectation[n]

yapmacık tavır

affected[adj]

etkilenmiş

affectedly[adv]

yapmacık bir şekilde,yapay bir şekilde

affectedness[n]
affecting[adj]

etkileyici,duygulandırıcı

affectingly[adv]

dokunaklı bir şekilde,duygusal bir şekilde

affection[n]

beğeni

affectionate[adj]

sevecen

affectionately[adv]

şefkatle,sevecenlikle

affectionateness[n]

şefkat,sevecenlik

affective[adj]

duygusal,etkileyici

afferent[adj][n]
affiance[v]

nişanlamak,evlendirmek

affidavit[n]

yeminli belge

affiliate[n][v]

bağlı ortak,üye • bir kuruluşun üyesi olmak

affiliated[adj]

bağlı,ilişkili

affiliation[n]

bağlılık,üyelik

affine[n][adj]
affinity[n]

afinite,afinite

affirm[v]

onaylamak,doğrulamak

affirmation[n]

resmi bildirme

affirmative[n][adj]

olumlu cevap • olumlu

affirmative action[n]

olumlu ayrımcılık

affirmatively[adv]

olumlu olarak

affirmatory[adj]

onaylayıcı,kabul edici

affix[v][n]

eklemek • ek

affixation[n]

ekleştirme

afflatus[n]

ilham

afflict[v]

ızdırap vermek

afflicted[adj]

muzdarip,acı çeken

affliction[n]

ağrı

afflictive[adj]

acı verici,üzücü

affluence[n]

zenginlik,refah

affluent[adj][n]

hali vakti yerinde • kolu,yan kol

affogato[n]

affogato

afford[v]

parası yetmek

affordable[adj]

uygun fiyatlı

affordable housing[n]

uygun fiyatlı konut

affordably[adv]

karşılanabilir şekilde,uygun fiyata

affray[n]

kavga,dövüş

affricate[n]

yarı kapantılı

affright[n][v]
affront[n][v]

hakaret,aşağılama • hakaret etmek

afghan[n][adj]

bir afgan,el yapımı renkli bir battaniye • afgan

afghan fox[n]

korsak tilkisi,Orta Asya tilkisi

afghan hound[n]

Afgan tazısı

afghan salad[n]

Afgan salatası

afghani[n][adj]

Afgani,Peştuca • Afgan

afghanistan[n]

Afganistan

afghanistani[n][adj]

Afganistanlı • Afgan,Afganistani

aficionado[n]

fanatik

afield[adv]

uzakta,uzaktan

afire[adj]

alevler içinde

aflame[adj]

tutuşmuş,ateşli

aflare[adj]
aflicker[adj]

titrek,yanıp sönen

afloat[adj]

serseri sürüklenen,amaçsızca süzülen

aflutter[adj]

heyecanlı,gergin

afocal photography[n]

odaksız fotoğrafçılık

afoot[adv][adj]

yürüyerek • devam eden,ilerleyen

aforementioned[adj]

yukarıda belirtilen,bahsi geçen

aforesaid[adj]

söz konusu

afraid[adj]

korkmuş

afraid of own shadow[phrase]

kendi gölgesinden bile korkan

aframomum melegueta[n]

aframomum melegueta,Gine biberi

afresh[adv]

yeniden

africa[n]

Afrika

african[adj][n]

Afrikalı • Afrikalı,Afrikalı kişi

african american[n][adj]

Afrikalı Amerikalı,Siyah Amerikalı • Afrikalı Amerikalı,siyah Amerikalı

african dance[n]

Afrika dansı

african doll[n]

Afrika oyuncak bebeği

african elephant[n]

afrika fili

african gray[n]

jako

african hunting dog[n]

Afrika av köpeği,yaban köpeği

african manatee[n]

Afrika deniz ineği

african wild dog[n]

Afrika yaban köpeği

african-caribbean[n][adj]

Afro-Karayipli,Afro-Antilyalı • Afro-Karayip, Afro-Antil

africanized bee[n]

Afrikalılaşmış bal arısı

africanized honey bee[n]

Afrikalılaşmış bal arısı

afrikaans[n][adj]

Afrikaanca • Afrikaans,Güney Afrika'daki ataları Hollandalı olan beyazlara veya onların diline ait olan

afrikaner[n][adj]
afro[n]

kıvırcık saç

afro hairdo[n]

afro saç modeli,kıvırcık afro saç

afro rock[n]

afro rock

afro-american[adj]

Afro-Amerikan,Afro-Amerikanlarla ilgili

afro-cuban jazz[n]

Afro-Küba cazı

afro-soul[n]

afro-soul

afroasiatic languages[n]

Afro-Asyatik diller

afrofuturism[n]

Afrofütürizm,Afrika ve Afrika Diasporası kültürünün teknoloji ve gelecekle kesişimini keşfeden kültürel ve sanatsal bir hareket

aft[adv][adj]

gemide,gemiye doğru • kıç,arka

after[prep][adv][conj][adj]

-den/dan sonra • sonra • -den/dan sonra • arka,kıç

LanGeek
Uygulamayı İndir