Ara
agleam
01
parıldayan, ışıldayan
shining brightly or gleaming, often with a soft or reflective light
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
derecelendirilemez
Örnekler
The lake was agleam under the moonlight, casting a serene glow.
Göl, ay ışığı altında parıldıyordu, huzurlu bir ışık yayıyordu.



























