Ara
Vamp
01
vamp kadın
an attractive woman who seduces men by her looks
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
vamps
Örnekler
He fell under the spell of a mysterious vamp.
Gizemli bir vamp'ın büyüsüne kapıldı.
02
ayakkabının ön kısmı, vamp
the upper front part of a boot or shoe, covering the top of the foot
Örnekler
The vamp on these dress shoes is made from polished leather for a sleek look.
Bu giyim ayakkabılarının vampı parlak deriden yapılmıştır ve şık bir görünüm sağlar.
03
bir vamp, tekrarlanan kısa müzik cümlesi
a short, repeated musical phrase, often improvised, used as an introduction or accompaniment
Örnekler
The orchestra held the vamp until the curtain rose.
Orkestra, perde kalkana kadar vamp'i sürdürdü.
to vamp
01
pabuç önünü onarmak, ayakkabının burnunu tamir etmek
to repair or furnish a shoe with a new vamp (the front part of the upper)
Transitive: to vamp a shoe
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
vamp
3. tekil kişi
vamps
şimdiki zaman ortacı
vamping
basit geçmiş zaman
vamped
geçmiş zaman ortacı
vamped
Örnekler
They vamped the worn boots for the winter season.
Kış sezonu için yıpranmış botları tamir ettiler.
02
baştan çıkarmak, cazibesini kullanmak
to act seductively toward someone
Transitive: to vamp sb
Örnekler
She vamped the audience with her confident stage presence.
O, kendinden emin sahne varlığıyla seyirciyi baştan çıkardı.
03
yamamak, tamir etmek
to repair or improve something old by adding a new part
Transitive: to vamp sth
Örnekler
The craftsman vamped the table with a polished top.
Zanaatkar, cilalı bir üst yüzeyle masayı onardı.
04
uydurmak, anında uydurmak
to invent or fabricate something, often quickly or without preparation
Transitive: to vamp sth
Örnekler
He vamped a speech without any notes.
O, hiçbir not olmadan bir konuşma uydurdu.



























