hearing aidhectic
/ 26
hearing aidhectic
hearing aid[n]

akustik huni,işitme engelliler için ses hunisi

hearing dog[n]

işitme köpeği

hearing impaired[adj]

işitme engelli,duyma zorluğu çeken

hearsay[n][adj]

duyuma dayalı kanıt • kulaktan dolma,duyumlara dayalı

hearse[n]

cenaze aracı,tabut taşıyıcı

heart[n][v]

kalp • birini ya da bir şeyi çok sevmek

heart and soul[phrase]

canıgönülden

heart attack[n]

kalp krizi

heart cherry[n]

tatlı kalp kirazı

heart disease[n]

kalp hastalıkları

heart eyes[phrase]
heart failure[n]

kalp yetmezliği

heart in mouth[phrase]

yüreği ağzına gelmek

heart of gold[phrase]

altın yürekli

heart of stone[phrase]

taş kalp

heart of the matter[phrase]
heart out[phrase]

içinden geldiği gibi

heart problem[n]

kalp problemi,kalp hastalığı

heart rate[n]

kalp atışı

heart specialist[n]

kalp uzmanı,kardiyolog

heart surgeon[n]

kalp cerrahı,kardiyoloji uzmanı

heart ventricle[n]

kalp ventrikülü,yüreğin karıncığı

heart-shaped[adj]

kalp şeklinde

heart-to-heart[n][adj]

kalpten kalbe,samimi konuşma • açık

heart-whole[adj]

koşulsuz ve hevesli bağlılıkla,şevkli adanmışlıkla

heartache[n]

keder,kalp ağrısı

heartbeat[n]

kalp atışı

heartbreak[n]

kalp kırıklığı

heartbreaking[adj]

üzücü

heartbroken[adj]

kalbi kırık

heartburn[n]

mide ekşimesi

hearten[v]

cesaretlendirmek,yüreklendirmek

heartening[adj]

cesaret verici,umut verici

heartfelt[adj]

gönülden

hearth[n]

şömine başı

hearthrug[n]

şömine halısı

heartily[adv]

içtenlikle,samimiyetle

heartland[n]

kalp,merkez bölge

heartrending[adj]

yürek parçalayıcı

hearts[n]

Hearts kart oyunu

heartsick[adj]

ümitsiz,kederli

heartthrob[n]

çapkın erkek

heartwarming[adj]

hoşnut edici

hearty[adj]

samimi,içten

heat[n][v]

ısı,termal enerji • ısıtmak

heat capacity[n]
heat gun[n]

ısı tabancası

heat hyperpyrexia[n]

aşırı sıcağa maruz kalmadan kaynaklanan hiperpireksi,aşırı sıcak nedeniyle çökme

heat up[v]

ısıtmak

heat wave[n][adj]

sıcak hava dalgası • turuncunun bir tonu

heated[adj]

ısıtılmış,yüksek sıcaklıklı

heated gaming moment[phrase]
heatedly[adv]

şiddetle,hararetle

heater[n]

soba

heathen[n][adj]

kafir,putperest • kafir,putperest

heathenish[adj]

kafir

heather[n]

tweed,karışık renkler

heating[n]

ısıtma sistemi

heating pad[n]

ısıtma yastığı

heating plant[n]

ısıtma tesisi,ısıtma santrali

heating system[n]

ısıtma sistemi,kalorifer sistemi

heatstroke[n]

sıcak çarpması

heave[n][v]

yatay yer değiştirme,yatay dislokasyon • iç çekmek,derin bir nefes almak

heaven[n]

cennet,gök

heaven on earth[phrase]

yeryüzü cenneti

heavenly[adj]

göksel,ilahi

heavens[n]

gökler,felek

heavenward[adv][adj]

gökyüzüne doğru,cennete doğru • gökyüzüne doğru,cennete doğru

heaves[n]

kronik obstrüktif akciğer hastalığı

heavily[adv]

bolca,yoğun bir şekilde

heavy[adj][n][adv]

ağır • dramatik rol,trajik karakter • ağır ağır,zorlukla

heavy as lead[phrase]

çok ağır

heavy cream[n]

ağır krema,yoğun krema

heavy going[phrase]

epey zor

heavy hand[n]

aşırı sert tutum

heavy heart[n]
heavy hitter[n]

ensesi kalın kişi

heavy industry[n]
heavy jacket[n]

kalın ceket,ağır mont

heavy lifting[phrase]
heavy metal[n]

heavy metal

heavy metal music[n]

heavy metal müziği,ağır metal

heavy sleeper[n]

ağır uyuyan,derin uyuyan

heavy vehicle[n]

ağır vasıta,ağır araç

heavy-duty[adj]

dayanıklı,sağlam

heavyset[adj]

tıknaz,yapılı

heavyweight[n][adj]

ağır siklet,önemli şahsiyet • ağır,ağır siklet

hebdomadal[adj]

haftalık,her hafta olan

hebdomadally[adv]

haftalık olarak,haftalık bir şekilde

hebdomadary[adj]

haftalık,her hafta olan

hebraic[adj]

İbranice

hebraical[adj]

İbranice ile ilgili,İbranilerin dili ile ilgili

hebraism[n]

ibranilik,yahudilik

hebrew[n][adj]

İbranice • İbrani,İbranice

hebrew alphabet[n]

İbrani alfabesi

hebridean[adj][n]

Hebrid,Hebrid Adaları'na ait • Hebridean koyunu

heckle[n][v]

keten liflerini ayırmak için tarak,keten tarağı • sözünü kesmek

heckler[n]

aşağılayan kimse

hectare[n]

hektar

hectic[adj]

hengamesi bol

LanGeek
Uygulamayı İndir