heroic talehigh beam
/ 26
heroic talehigh beam
heroic tale[n]

kahramanlık hikayesi,destan

heroical[adj]

kahramanca

heroically[adv]

kahramanca

heroin[n]

eroin

heroine[n]

kadın kahraman

heroism[n]

kahramanlık

heron[n]

balıkçıl

herpes[n]

uçuk,herpes virüsü

herpetologist[n]

herpetolog,sürüngen bilimci

herpetology[n]

herpetoloji

herring[n]

ringa balığı

herring gull[n]

larus (martıgiller)

herring salad[n]

ringa balığı salatası

herringbone pattern[n]

balıksırtı

hers[pron]

onun (kadın)

herself[pron]

kendi

hertz[n]

hertz

herzeln[n]

Herzeln (oyun)

hesitancy[n]

kararsızlık

hesitant[adj]

tereddütlü,kararsız

hesitantly[adv]

tereddütle,kararsız bir şekilde

hesitate[v]

tereddüt etmek

hesitating[adj]

tereddütlü, kararsız

hesitatingly[adv]

tereddütle,tereddüt içinde

hesitation[n]

duraksama

hesperian[adj]

Batı dünyası veya Batı ülkeleri ile ilgili veya onları karakterize eden,Batılı

hessian fly[n]

buğday kesik sineği

hestia[n]

Vesta

het up[adj]

heyecanlı,kızgın

heterodox[adj]

aykırı

heterodoxy[n]

heterodoksi,muhalefet

heteroflexible[adj]

heteroflexible,heteroflexible

heterogeneity[n]

çok türellik

heterogeneous[adj]

çeşitli türden

heterosexual[n][adj]

heteroseksüel • aynı cinse ilgi duyan

heterotroph[n]

heterotrof,heterotrof organizma

heterozygote[n]

heterozigot,heterozigot birey

hew[v]

yontmak

hex[n][v][adj]

bir büyü,bir uğursuzluk büyüsü • büyülemek,tılsım yapmak • onaltılık,onaltılı

hex head screw[n]

altıgen başlı vida

hexad[n]

heksad,altı

hexadecagon[n]

onaltıgen

hexadecimal[adj]

on altılı sayı sistemine ait

hexagon[n]

altıgen

hexagonal[adj]

altıgen,eşit altı kenarlı

hexagonal chess[n]

altıgen satranç

hexagonal prism[n]

altıgen prizma

hexagonal pyramid[n]

altıgen piramit

hexagram[n]

altı köşeli yıldız

hexahedron[n]

altı yüzlü

hexameter[n]

altı ayaklı dize

hexangular[adj]

altı kenarlı

hexapod[n]

altı bacaklı

heyday[n]

altın çağ

hi[n]

Hawaii,Hawaii eyaleti

hi-tech[adj]

yüksek teknoloji

hiatus[n]

vücut boşluğu

hibachi[n][v]

japon mangalı • japon mangalı ile pişirmek

hibernal[adj]

kışa has

hibernate[v]

kış uykusuna yatmak

hibernating[adj]

kış uykusunda, hibernasyon halinde

hibernation[n]

kış uykusu,hibernasyon

hibernia[n]

Hibernia,İrlanda'nın antik Latince adı

hibiscus[n]

hibiscus

hiccup[n][v]

hıçkırık,diyafram spazmı • hıçkırık tutmak

hickey[n]

öpücük sonrası cilt üzerinde kalan kızarıklık

hickory[n]

hikori

hickory nut[n]

hikori

hidden[adj]

gizli,saklı

hidden agenda[n]

gizli amaç

hidden camera[n]

gizli kamera

hidden curriculum[n]

gizli müfredat,örtük program

hidden gem[phrase]
hide[v][n]

gizlemek • deri

hide away[v]

saklanmak,gizlenmek

hide light under a bushel[phrase]

yeteneğini saklar

hide out[v]

saklanmak,gizlenmek

hide-and-go-seek[n]

saklambaç

hide-and-seek[n]

saklambaç

hideaway[n]

saklanma yeri, in

hidebound[adj]

dar görüşlü

hideous[adj]

korkunç

hideously[adv]

iğrenç bir biçimde

hidradenitis suppurativa[n]

suppüratif hidradenit,ter bezleri iltihabı

hie[v]

acele etmek,hızlanmak

hierarchal[adj]

hiyerarşik

hierarchic[adj]

hiyerarşik

hierarchical[adj]

hiyerarşik

hierarchical proportion[n]

hiyerarşik oran

hierarchically[adv]

hiyerarşik olarak

hierarchy[n]

aşama düzeni

hieroglyph[n]

resimyazı

hieroglyphic[n][adj]

hiyeroglif • hieroglifik,hieroglif yazılı

higgledy-piggledy[adv][adj]

darmadağın,karmakarışık • darmadağınık,karmakarışık

high[adj][adv][n]

yüksek • yukarıda • zirve,doruk

high and dry[phrase]

yardımsız ortada bırakılmış

high and low[adv]

her yerde

high as a kite[phrase]

kafası fena güzel

high bar[n]

barfiks,yatay bar

high beam[n]

uzun far,yüksek far

LanGeek
Uygulamayı İndir