holiday homehomily
/ 26
holiday homehomily
holiday home[n]

yazlık ev

holiday pay[n]

izin ücreti

holiday resort[n]

tatil yeri

holiday season[n]

tatil sezonu

holidaymaker[n]

turist,tatilci

holier than the pope[phrase]

kraldan çok kralcı

holism[n]

holizm

holistic[adj]

bütünsel,holistik

hollandaise sauce[n]

hollandez sosu

holler[v][n]

bağırmak,haykırmak • bağırış, haykırış

hollow[n][adj][v]

oyuk,boşluk • oyuk • oymak,içini boşaltmak

hollow leg[n]

dipsiz mide

hollowed-out[adj]

oyulmuş,içi boşaltılmış

hollywood[n][adj]

Hollywood • hollywood,hollywood tarzı

hollywood ending[n]

kilişe son

holocaust[n]

katliam

holocene[n][adj]

Holosen,Holosen Dönemi • holosen,holosen ile ilgili

holocene epoch[n]

holosen dönemi,holosen

holodnik[n]

holodnik

hologram[n]

hologram

holographic[adj]

holografik,hologram gibi

holography[n]

holografi

holonym[n]

belirli bir kelimenin parçası olduğu bütünü adlandıran kelime

holophrasis[n]

tümce sözcük

holstein[n]

alaca sığır

holstein-friesian[n]

siyah alaca

holt[n]

su samuru yuvası

holter monitor[n]

holter monitörü

holy[n][adj]

kutsal yer,hac • kutsal

holy ghost[n]

Kutsal Ruh,Mukaddes Ruh

holy grail[n]

Kutsal Kâse

holy place[n]

kutsal yer,mabet

holy scripture[n]

Kutsal Yazı,Kutsal Kitap

holy terror[n]

korku,yaramaz çocuk

holy trinity[n]

Kutsal Üçlü,Kutsal Teslis

holy week[n]

kutsal hafta,paskalya öncesi hafta

holy writ[n]

Kutsal Yazı,Mukaddes Kitap

homage[n]

takdir

homburg[n]

kıvrık kenarlı fötr şapka

home[n][adj][adv][v]

ev • ev,konut • eve • dönmek,geri dönmek

home assistant device[n]

ev yardımcısı cihazı

home away from home[phrase]
home base[n]

merkez ofis,ana karargâh

home brew[n]

evde yapılan bira

home business[n][adj]
home button[n]

ana sayfa düğmesi

home confinement[n]

ev hapsi,evde gözaltı

home cooking[n]

evde yemek pişirme

home economics[n]

ev ekonomisi,aile ve tüketici bilimleri

home free[phrase]

başarıyla bitirmek

home from home[phrase]

kişinin kendini evinde gibi hissettiği yer

home game[n]

bir takımın kendi sahasında oynanan oyun

home ground[n]

oyun alanı,ev sahibi stadyum

home gym[n]

spor odası

home health and personal care aide[n]

evde sağlık ve kişisel bakım asistanı,kişisel bakım ve evde sağlık yardımcısı

home in on[phrase]

bir noktaya ulaşmak

home office[n]

çalışma odası

home page[n]

ana sayfa

home plate[n]

vurma yeri,home plakası

home repair[n]

ev onarımı

home run[n]

sayı vuruşu,home run

home sign[n]

duyma engellilerce kullanılan özel el hareketleriyle iletişim kurma sistemi

home spa[n]

kişisel spa

home straight[phrase]
home stretch[phrase]

son düzlük

home theater[n]

ev sinema sistemi

home theater room[n]

ev sineması odası

home theater system[n]

ev sinema sistemi

home truth[n]

insanın kendisiyle ilgili acı gerçek

home video[n]

ev videosu

home-baked[adj]

ev yapımı

home-working[adj]
homebound[n][adj]

evden çıkmayan • evde kalmak zorunda olan,yatakta olan

homeboy[n]

dost,mahalle arkadaşı

homecoming[n]

eve dönüş

homegirl[n]

çete kızı,gençlik çetesinin kadın üyesi

homegrown[adj]

evde büyüyen

homeland[n]

anavatan

homeless[n][adj]

evsiz • evsiz,barksız

homelessness[n]

evsizlik

homely[adj]

çirkin

homemade[adj]

ev yapımı

homemaker[n]

ev hanımı,ev işlerini yöneten kişi

homeopath[n]

homeopati uzmanı

homeopathic[adj]

homeopatik

homeopathy[n]

homeopati

homeostasis[n]

homeostaz,iç denge

homeowner[n]

ev sahibi

homepage[n]

ana sayfa

homer[n][v]

sayı vuruşu,home run • sayı vuruşu yapmak,home run vurmak

homeschooling[n]

evde eğitim,aile okulu

homesick[adj]

ev özlemi çeken

homesickness[n]

ev özlemi,sıla hasreti

homestay[n]

aile yanında konaklama

homestead[n][v]

çiftlik ve müştemilâtı • yerleşmek,kolonize etmek

hometown[n]

kişinin büyüdüğü yer

homework[n]

ödev

homey[adj]

rahat,sıcak

homicide[n]

cinayet

homily[n]

dini öğüt

LanGeek
Uygulamayı İndir